SON DAKİKA
Hava Durumu

Toplumsal ahlak (19.03.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 19.03.2022 09:25

Kimsenin karışmaması gereken de özel hayatlarımız. Yüzlerce yıldır insanlar birbirlerini kınarlar ve sürekli eleştirirler başkalarının hayatlarına burunlarını sokarlar. Var böyle insanlar hala daha. Hatta gittikçe çoğalıyor diyebilirim aslında. Birileri ne giymiş ne yemiş ne yapmış öyle merak ederler ki onları eleştirmekten geri kalmazlar, kalamazlar. Bu tür insanların varlığı bile bazen beni rahatsız ediyor açıkçası. Kimsenin kimseye karışmadığı bir hayatta yaşamak isterdim bunun çok daha güzel olacağını düşünüyorum ben. Hemen hemen her gün duyuyoruz haberlerde vs. Çiftlerin birbirlerine gösterdikleri sevgiler bile rahatsız eder oldu insanları. Bence bu sevilmemiş bi toplumun sevgi gördüğü yerde rahatsız olmasından kaynaklı. Sevgisiz büyümüş insanlar genellikle bu tarz durumlardan rahatsız olurlar. Kendi yaşayamadığı hayatı başkalarına da yaşatmak istemezler. Ben üzülüyorum bu tarz haberler okuduğumda. Bırakın insanlar istedikleri gibi yaşasınlar sizlere ne zararı var ki anlamıyorum. Ahlak dediğimiz şey bunlardan ibaret değildir. Bende toplumsal ahlakı savunan biriyim ama insanların birbirlerine olan yakınlığını ya da birilerinin giyimini kuşamını, yaşam tarzını sürekli eleştirmek ya da onları bu anlamda durdurmaya çalışmak ahlak demek değildir. Ahlak nedir bence öncelikle bunu kavramamız gerekir. Ahlak dediğimiz şey toplum tarafından belirlenmiş kurallara uymaktır. Örnek verecek olursam kul hakkı yememek ahlaklı bi davranıştır. İnsanlara zarar vermemek, iftira atmamak, hırsızlık yapmamak gibi şeylerde ahlak davranışına uygundur. Toplumsal ahlakın en önemli kısmı da bu toplumun belirlediği kurallara uymaktır. Ahlak, her ne kadar iyi ve kötü şeklinde ikiye ayrılmaya çalışılsa da temelinde zaten olumlu bir ifadeye işaret etmektedir. Yani toplumsal normlara göre olumlu davranış sergileyen kişiler ahlaklı kişiler olarak gösterilmektedir. İnsanın sosyal bir varlık olması, onun yaşantılarının ve tutumlarının sonuçlarının da sadece kendisini değil çevresindekileri de doğal olarak etkilenmesine sebep olur. Ahlak kurallarının yaptırımı manevidir. Ahlak her toplumda toplumsal yaşamın gereği olarak mutlaka oluşmuştur ancak her toplumun ahlak anlayışı birbirinden farklıdır. Manevi yönden ortaya çıkar ve bireysel açıdan ele alınır. Yani insanın kendi iyiliği ve vicdani ödevleri üzerinden gerçekleştirmiş olduğu seçimlerdir. Bu konuda ahlak kuralları açısından birçok farklı örnek vermek mümkündür. Yardıma muhtaç ve yoksul insanlara yardım etmek, Verilen sözü tutmak, Başka insanların özgürlüklerine, canına, namusuna ve malına saygılı olmak, Toplum kurallara bireysel olarak iyilik üzerinden uyum göstermek, İnsan haklarına saygılı olmak gibi. Ama şimdi şunu sormak istiyorum. İnsanların hayatlarına karıştığımızda onları sürekli eleştirdiğimizde, bizlere göre yaşamalarını istediğimizde ahlaklı mı oluyoruz. Ahlak anlayışımız bu mu gerçekten. Genellikle bu tarz yaklaşımlara sahip insanların toplumsal ahlaka uymadıklarını düşünüyorum ve şahit olduğum zamanlarda oldu. Öncelikle toplumsal açıdan bakmak zorundayız. Eğer topluma zarar vermiyorsa, eğer bireysel olarak bu sizin için ahlaksız bir şeyse bunu siz yapmazsanız başkasının hayatına karışarak ahlak kurallarına uyduğunuzu düşünmeyin. Ama topluma bir zararı varsa evet bu ahlak kurallarına uymuyordur o nokta da uyarılabilir.

Kısacası toplum olarak maalesef toplumsal bakmıyor ahlakı kendi kurallarımıza göre yazıyor ve ona göre yaşıyoruz hatta insanlara ona göre yaşatmaya çalışıyoruz. Bırakalım insanlar istedikleri gibi yaşasınlar herkes toplumsal ahlaka uyabilsin.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.