SON DAKİKA
Hava Durumu

Sineklerin tanrısı

Yazının Giriş Tarihi: 17.09.2022 11:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.09.2022 11:23

William Golding, 19 Eylül 1911 tarihinde Saint Corn Minor, Cornwall, İngiltere‘de doğmuştur. Şiirler 1934’te yayınlandı. 1954’te Sineklerin Tanrısı ile ünlendi. Bu kitaptan sonra basılan kitapları çok daha güçlü bir edebi yapıya sahip olmasına rağmen aynı etkiyi göstermedi.

Aynı zamanda o dönemde Nobel Edebiyat Ödülünü alna yazar, 1988 yılında "Sir" ünvanını almış, 1993 yılında ardında yarım kalmış bir roman bırakarak kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir.

Sineklerin Tanrısı adlı kitabından bahsetmek istiyorum biraz. Sineklerin Tanrısı, 1954’te William Golding tarafından yayımlanan, bir kaza sonucunda ıssız adaya düşen çocukların yaşam ve umut macerasını anlatan bir hikayedir. Hikaye, yaşları 6 ile 12 arasında değişen çocukların adada hayatlarını devam ettirebilmeleri için sistemler kurmalarını ve bu sistemlerin işleyişini anlatmaktadır. Başlarında bir yetişkin olmadan yaşam mücadelesi veren bu çocukların psikolojik iyi oluş hallerini birkaç açıdan incelemek mümkündür. Hikaye, Ralph ana karakterinin Piggy ile karşılaşıp tanışması ve sonrasında tüm çocukların biraraya gelip konuşmasıyla başlar. Çocuklar böylesine ışıltılı bir adada diledikleri kadar oyun oynayıp, meyve yiyecekleri için mutludurlar. Artık onların süperegolarını oluşturan “ceza ve kural” gibi ebeveyn sınırlamaları yoktur. Ancak adada yaşayabilmek için bir düzen oluşturmak şarttır. Bu düzenin sağlanabilmesi için en büyük çocuklar Ralph ve Jack başrolü almıştır. Ralph başkan seçilmiş ve düzen için bazı kurallar konulmuştur. Bu kurallar, sembolik olarak çocukları onlara haz verecek şeylerden alıkoyacak sosyal düzenlemelerdir. Süperegolarının gelişmesini sağlayacaktır. 1954 yılında yazdığı Sineklerin Tanrısı kitabında insanı, içindeki kötülüğü ve kötülüğün toplumda nasıl olup da bulaşıcılığı yüksek bir salgın etkisi yarattığını anlatıyor William Golding. Oysa sadece çocuklar var kitapta bir de domuzlar ve bir de Sineklerin Tanrısı. Çocuklar var çünkü sadece kendini değil insanı ve toplumu da anlamak isteyen okura insanın doğasını, en primitif hali ile nasıl yaşadığı, nasıl düşündüğü ve nasıl davrandığını göstermeye çalışıyor. Bu hikaye bir yandan insanın içindeki varoluşsal iyilik ve kötülükten bahsederken daha da önemlisi bir toplumda kötülüğün ve iyiliğin diğerlerini nasıl etki altına aldığını gözler önüne serer. Ne yazık ki çocukların çoğu Jack’ten yani kötülükten, zorbalıktan, vahşilikten yana çıkar ama düşününce bunun gerçek nedeni gerçekten kötü olmaları değil, güçsüz olmalarıdır. Sineklerin Tanrısı film olarak iki kere izleyici ile buluşan etkileyici bir eserdir. Medeniyetten uzak kalındığında içgüdülerin kendini nasıl ön plana çıkararak insan benliğini ele geçirdiğini başarılı bir şekilde anlatan bir eserdir.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.