SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Şiddetin kaynağı (03.03.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 03.03.2022 09:14

 Yüzyıllardır kadınlar şiddet görüyor ve hor görülüyorlar. Hala günümüzde bile bu var hatta belki daha fazlası. Ya da teknoloji geliştikçe haberlere ulaşabilmemiz diğer insanlardan haber almamız kolaylaştığı için daha çok duyuyor, görüyor ve izliyoruz. Belki bu hep bu kadar yoğundu da biz duyamıyorduk sesleri. Öncelikle şiddetin tanımını yapmak istiyorum sizlere.

 Şiddet, bilinçli olarak bir kişiye ya da kişilere üstünlük kurmak amacıyla fiziksel, sözel, cinsel, psikolojik, ekonomik olarak zarar verici hareketlerin tümü olarak tanımlanabilir.

Fiziksel Şiddet: Bireyin bir başka kişi tarafından fiziksel saldırıya uğraması halidir.

Psikolojik Şiddet: Fiziksel bir eylem uygulamaksızın kişinin ruh sağlığını bozucu davranışlarda bulunma psikolojik şiddet olarak adlandırılıyor.

Ekonomik Şiddet: Kişilerin çalışma ve gelir sağlama özgürlüklerinin elinden alınması, mal alıp satmalarının engellenmesi, gelirlerine el konulması, çalışmaya zorlanması gibi eylemlerdir.

Şiddetin kaynağı nedir peki?

Tarihsel olarak toplumsal şiddetin kaynağı otoritenin sağlanması ve baskın grubun toplumu oluşturan diğer bireyler ve diğer topluluklar üzerindeki hâkimiyetini sağlamak, kendinden fiziksel anlamda güçsüz insanlar üzerinde üstünlük kurma isteğine dayanıyor. Kadın üzerindeki şiddetin oluşumu ise kadının güçsüz ve korunmasız olduğu düşüncesine dayanıyor. Yani kadın fiziksel anlamda güçsüz olduğunu düşündükleri için şiddete maruz bırakılıyor. Aslında baktığınızda ne kadar mantıksız olduğunu görebilirsiniz. Zaten şiddetin mantıklı hiçbir tarafı da olamaz.

 Bir insan neden bir insana neden şiddet uygular mantığını anlamıyorum. Ama öfkesini yenememiş, kendisini bile sevmeyen, saygı duymayan ve kadından kendini daha yüksekte gören insanlar genellikle şiddete meyilli oluyorlar. Sadece kadına da değil belki bir erkeğe belki bir çocuğa belki doğaya belki hayvanlara bile şiddet uyguluyor. Sadece kadınlar görmüyor elbette şiddet ama bugünkü konumuz kadınların maruz kaldığı şiddet olduğu için daha çok kadına yönelik bir içerik olacak. Kendini üstün görme durumu, narsist olan insanlarda daha çok şiddete meyilli diye düşünüyorum. Öfkesini atamamış, belki hep öfkeli büyümüş, çocukluğu mükemmel geçmeyen bireyler. Aynı zamanda erkeklerin de maruz kaldıkları şiddetler ve bazen bu yüzden bile şiddet uygulamaya daha meyilli oluyor olabilirler. Toplumda yer edinmeye çalışmak, toplumun onların üzerinde ki baskıları, güçlü olmaları gerektiğini empoze eden bir toplumda büyümek onlar için oldukça zor. Kadın için aynı şekilde. Kadının çocuk yaşta daha uğradığı psikolojik şiddet ve sonrasında gelen tüm şiddetler dahil. Erkek olmakta kadın olmakta zor açıkçası. Yaşadığınız toplum baskıcı bir toplumsa özellikle. Burada zaten amacın erkeği ya da kadını suçlamak değil tamamen şiddeti kınamak. Şiddetin hangi türü olursa olsun karşıyım ve kınıyorum. Şiddetsiz, kendini seven insanlığa saygı duyan bir ülkede yaşamak dileğimle. Hoşçakalın