SON DAKİKA
Hava Durumu

Sana iyi bana kötü (05.06.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 05.07.2022 10:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.07.2022 10:38

İnsanlar bazen fedakarlık yaparlar bazen de yapmak zorunda kalabilirler. Zaten zorundalık hissi hayatımızın her anında var diyebilirim. Ama fedakarlık yapmak zorunda kalmak ya da sürekli isteyerek fedakarlık yapmak hayatımızı oldukça etkiliyor. Fedakârlık; yapan açısından ve yapılan açısından farklı anlamlar taşımaktadır. Hayatımızda çeşitli fedakârlıklar yapmışızdır. Anne-babamız için, çocuğumuz için, eşimiz için, kardeşimiz için, akrabamız için, arkadaşımız için, işimiz için fedakârlık yaparız. Fedakârlık yapmak insana doyum verir, iyi hissettirir.  Ancak bunun ne kadarı bize iyi gelir, ne kadarı bizi rahatsız eder, esas sorun budur. Fedakârlık, bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için, kendi çıkarlarından vazgeçme anlamına gelir.Kim için olursa olsun, belirli bir düzeyin üzerinde olursa, sınırsız olursa artık yapana zarar verir. Çünkü kişinin başkasının çıkarları için kendi çıkarlarından vazgeçmesi gerekir. Bazen çocukluktan başlar kiminin yaptığı fedakarlık kiminin ki sorumluluk sahibi olunca. Aşırı fedakarlık göstermek aslında bi yerde kendine olan saygını ve sevgini kaybetmeni de yanında getiriyor bence. İnsanlar konfora sık alışır. Dolayısıyla aşırı fedakârlığı bir süre sonra karşı taraf artık önemsemez. Değerli bulmaz. Buna rağmen fedakâr bundan vazgeçmez. Kendi işlerini başkaları için aksatır. İşlerini bir türlü bitiremez. Hatta bazen bu durum başkalarınca fark edilerek suiistimal edilir.En kötüsü de bu zaten insanlar senin ne kadar fedakar olduğunu gördüğünde artık sömürmeye başlar. Bazen fedakar olmanın altın da kişinin fedakârlığı çok yapmasının nedeni aşırı endişeler, yoğun korkular, takıntılı düşünceler ve aşırı vicdan azabı da olabilir. Bir kısım psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlık da aşırı fedakârlık görülür. Takıntı hastalığında ya da endişe bozukluğu rahatsızlığında kişi fedakârlık yapmadığında kendi başına ya da sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceğini, birilerinin hasta olacağını ya da öleceğini düşünebilir. Bu durumu saçma bulmasına rağmen, düşüncesini engelleyemez. Derin bir vicdan azabı duyar. Bu durumdan kurtulmak için fedakârlığa devam eder. Hayatı daha da zorlaşır ve karmaşıklaşır. Her yapılan fedakarlığa sorunmuş gibi bakmamak lazım tabi ki fakat aşırıya doğru gidiyorsa ve engelleyemiyorsa kişi bunu hayatını etkiliyorsa artık orda bi sorun var demektir. Gel gelelim yardımseverliği ile tatmin olan fedakar insanlar hep verdikleri, hiç almadıkları için kendilerini yalnız ve desteksiz hissederler. Yaptıkları fedakarlıkların onda birini bile diğer insanlardan göremedikleri için hayal kırıklığına uğrarlar. ‘Neden diğer insanlar benim kadar ince düşünüp bana destek olmuyorlar’ diye içten içe öfkelenir, küser, onlardan uzaklaşmak isterler. Dolayısıyla fazla fedakarlık, insanların hem kendilerine hem de ilişkilerine zarar verebilir. İlişkilerde dengelerin bozulmasına, ağırlığın bir tarafa yüklenmesine neden olan bu sağlıksız alışkanlığı değiştirmek, ilişkilerde farklı bir dil kullanmak mümkün. Belki alışık olmadığınız bir dil bu. Belki çocukken verildi fedakar olma yükü size, ve o günün şartlarında tek şansınız buydu. Ama yetişkin bir birey değişim için yeterli güce sahip. İlişkilerinizde kendinizi de düşünen, koruyan, kendi ihtiyaçlarınızı, kendi duygularınızı fark eden, ihtiyaçlarınızı karşınızdakine söyleyebilen, istemeyi bilen bir dil geliştirmek mümkün. Önce kendinizi düşünmek zorundasınız. Kendinizi sevmek ve kendinize saygı duymak. İnsanlara fedakarlık yapamadan önce düşünün bunun bende karşılığı ne olbilir işin sonunda üzülecek miyim yoksa kalıcı bir mutluluk kalıcı bir rahatlama verecek mi? Önemli olan insan kendi özdeğeri bu sebeple yola çıkacak olursam fedakarlık kötü bir şey değil fakat her şey de olduğu gibi fazlası zararlıdır.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.