SON DAKİKA
Hava Durumu

Rousseau

Yazının Giriş Tarihi: 10.10.2022 09:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.10.2022 09:43

Aydınlanma çağında yetişmiş olmakla birlikte, uygarlık eleştirisi ve doğaya dönüş önerisiyle romantik akıma öncülük etmiş, monarşiye karşı halk iradesinin üstünlüğünü savunmasıyla da Fransız Devrimi'ni ve özellikle Jakobenleri etkilemiştir.

Annesi doğum yaparken ölmüş, saatçilik yapan babası da tutucu Cenevre'nin toplumsal hiyerarşisine ters düşen davramşlarından ötürü hapse girmemek için kentten kaçmıştı. Annesinin zengin akrabalarının yalımda ezilen Rousseau 16 yaşında Cenevre'den ayrıldı. Kalvencilikten Katolikliğe dönerek Sardinya ve Fransa'da yaşamaya başladı. Savoie'da Madame de Warens'le tanışması yaşamında bir dönüm noktası oldu. Daha önce hiç okula gitmemiş olan Rousseau Madame de Warens'in evine yerleştikten sonra tutkuyla okumaya başladı. Genç Protestan erkekleri Katolik yapmayı görev edinen koruyucusunun sevgilileri arasına katıldıktan sonra bile onun ahlak anlayışından rahatsız olmakla birlikte, bu akıllı, kültürlü, zevk sahibi kadın sayesinde yeteneklerini geliştirme fırsatını buldu.

Rousseau 30 yaşında Paris'e gittiğinde artık başkentin gittikçe liberalleşen kültür yaşamını etkileyebilecek bir düşünür, yazar ve müzikçiydi. Burada tanıştığı Denis Diderot'yla birlikte, Aydınlanmanın temel yapıtlarından olan Encyclopedie'nin çevresinde toplanmış "filozoflar" arasında sivrildi.

Diderot'nun yayın yönetmenliğini üstlendiği Encydopedie'nin müzik maddelerini yazmaya başladı ve güçlü, akıcı üslubuyla çok geçmeden grubun en göze çarpan üyesi haline geldi. Bu arada beste de yapıyordu. Le Devin du village (1752; Köy Kâhini) adlı operası sarayda çok beğenilmiş, ama Rousseau saray bestecisi olarak rahat bir yaşam sürebilecekken bunu seçmemişti. Les Confessions'da (1782; İtiraflar, 1943,1975; 1998-99, 2 cilt) yazdığına göre 37 yaşında, Vincennes'da tutuklu bulunan Diderot'yu görmeye giderken birden "korkunç bir aydınlanma" yaşamış ve çağdaş uygarlığın insanı iyileştirmek yerine yozlaştırdığını anlamıştı.

Rousseau, uygarlıkla ilgili düşüncelerini ilk kez 1750'de, Dijon Akademisi'nin "Bilim ve sanattaki gelişmeler, ahlaki yaşamda bir gelişme sağlamış mıdır?" konulu tartışması için yazdığı Discours sur les Sciences et les arts'da. İlim ve Sanatlar Hakkında Nutuk, 1943/Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev, 1970,1998) açıklama fırsatı buldu. Ödül alan bu denemesinde insanın doğal durumda iyi olduğunu, ama toplum ve uygarlığın gelişmesiyle kötüleştiğini, yozlaştığını savundu. Bu düşüncesini 1852'de ünlü Fransız müzikolog Rameau'yla polemiğinde de dile getirdi. O yıl bir İtalyan opera topluluğu, Pergolesi ve Scarlatti gibi İtalyan bestecilerin operalarını seslendirmek üzere Paris'e gelmiş, bu da operada İtalyan tarzını savunanlarla Fransız geleneğini savunanlar arasında bir kamplaşmaya yol açmıştı.

Rousseau'nun toplu yapıtlarının (Oeuvres completes) basımına 1959'da başlanmış, yazışmalarının da 43 cildi yayımlanmıştır.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.