SON DAKİKA
Hava Durumu

Özgürlük (12.04.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 12.04.2022 11:20

 Belli zamanlarda değişebilir aslında, bundan bahsedeceğim ama önce özgürlüğün tanımını yapmak istiyorum. Özgürlük: herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbest olma durumu.  İnsanlar tam olarak özgürlüğe ulaşamamışlardır. Her ne kadar bireysel özgürlükten bahsedilse de birey özgürlüğün küçük bir kısmıdır. Toplum sayesinde var olan ve binlerce yıllık biyolojik bir geçmişe dayanan insanın özgürlük açısından “küçük” etkinlikleri vardır. İnsanlık “özgürlük” kavramıyla demokrasilerde veya aydınlanma sonrası toplumlarda tanışmıştır. Herkes özgür olmak, özgür doğmak ister. Kimseye bağlı kalmadan kimsenin haytına karışmadığı bildiği bir hayata. Fakat birimizin özgürlüğün başladığı yerde diğerimizin özgürlüğü kısıtlanmaz mı evet kısıtlanır. Özgürlük dediğimiz şey bile aslında belli başlı kalıplar halinde bir hayat yaşamaktır. Tamamen özgür olmak mümkün değildir. Zaten tamamen özgür olmak nedir ki? Bir vatana bir millete bir aileye bağlı olmamak bana korkunç gelmiştir hep. İnsan yalnız olmaz istemez ee o zamanda özgürlük tam olarak nerede burada. İşte aslında özgürlüğü hep bağımsız olmakla karıştırırız. Özgür olmak aslında belli toplumsal kurallar çerçevesinde kimseye zarar vermeden dileğin gibi yaşamak bence. Yaşamayı kolaylaştırmak aslında özgürlük. Örneğin insanlar istedikleri gibi giyindiklerinde istedikleri gibi gezdiklerinde istedikleri meslekleri yaptıklarında da özgürler. Benim en azından özgürlük anlayışım toplum ahlakına uyarak istediğin şekilde yaşamak. Şimdi toplum ahlakına uyarak nasıl özgür olabilriz diye düşüncekler olacaktır. Fakat şöyle düşünmek lazım hırsızlık yaparak özgür olabilir miyiz? Hayır olamayız özgürlük bu demek mi ? değil. İşte burda toplumsal ahlak da devreye giriyor ve bu kurallara uyarak yaşamak zorundayız toplumun sağlığı için. Toplum sağlığında bencillik olmamalı diye düşnüyorum. Jean Paul Sartre’ın bir mülakatında şöyle bir sözü vardır: “Özgür olacak kadar özgür değilim!”. Bu söz paradoksal görünebilir, fakat üzerinde biraz düşünüldüğünde, iki önemli hususu ima ettiği anlaşılabilir. Birincisi; özgürlüğün, istediğim her şeyi yaparım güdüsünü sınırladığıdır. Bu sınırlamanın birçok sebebi olabilir. Asıl sebep, sözün ima ettiği ikinci hususa ilişkindir: Bireyin yapıp-ettiklerinden, her şeyden önce kendisinin sorumlu olması, dolayısıyla özgürlüğün içsel bir mahiyet içermesidir. Negatif ve pozitif özgürlük ayrımı vardır belki duymuşsunuzdur. Siyaset felsefesinde Isiah Berlin’in bir felsefesidir. Negatif özgürlük bireyin dışarıdan aldığı kısıtlamadır. Yasakların, kısıtlamaların ve cezaların mevcudiyeti. Pozitif özgürlük ise özgür davranmamızı sağlayan içsel faktörlerdir. Dışarıdan aldığın kısıtlamalara rağmen özgür olmaya çalışma durumudur. Bu hal de bireysel sorumluluğun dışında toplumsal sorumluluğunda özgürlükte ki önemini açıklıyor aslında. Özgür olmak ve bağımsız olmak arasındaki en büyük farkta bu zaten. Hem bağımsız olup hem ait olmak için özgür olmak gerekir. Kimsenin özgürlüğünün kısıtlanmadığı ama toplumunda ahlakına uygun şekilde özgür olmayı diliyorum. Esasen özgür olduğumuz için beraber değiliz, beraber olduğumuz için özgürüz.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.