SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Orhan Veli

Yazının Giriş Tarihi: 19.09.2022 09:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.09.2022 09:48

Orhan Veli Kanık, daha çok Orhan Veli olarak tanınan Türk şairdir ve Oktay Rıfat ile birlikte yenilikçi garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikaye, makale, deneme ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.

Lisede Ahmet Hamdi Tanpınar, Rıfkı Melûl Meriç, Halil Vedat Fıratlı, Yahya Saim Ozanoğlu gibi isimler hocası olmuştur. “Birinci Yeni” veya “Garip” hareketi diye bilinen yenilik akımını birlikte başlatacağı Oktay Rifat ile Melih Cevdet Anday okul arkadaşlarıdır. O yıllarda Sesimiz adlı okul dergisini çıkarma işini üstlendiği gibi Ankara Halkevi’nde bazı piyeslerde de oyuncu olarak rol aldı. 1936 yılından itibaren Varlık dergisinde yayımlanmaya başlanan şiirlerinde bazan “Mehmet Ali Sel” takma adını kullanmıştır. Yeni tarzdaki ilk şiirleri de bu dergide Eylül 1937’de çıkmıştır. Edebiyat ortamından olumlu ve olumsuz tepkiler alan bu tarz şiirlerini Gençlik, İnsan, Yenilik, Ses gibi dergilerde yayımlamaya devam etmiş, Mayıs 1941’de Oktay Rifat ve Melih Cevdet ile birlikte Garip adlı ortak bir kitap çıkarmışlardır. Özellikle Orhan Veli tarafından kaleme alınan kitabın önsözü şiirde o güne kadar alışılmış değer ve ölçülere karşı eleştiriler içerir. Şair 1945’te Vazgeçemediğim adlı ikinci şiir kitabını ve Garip’in sadece kendi şiirlerini içeren ikinci baskısını yayımlamış, ardından Destan Gibi, Yenisi ve Karşı çıkmış, şiirleri ölümünden sonra Bütün Şiirleri başlığıyla defalarca basılmıştır. Nesir yazıları da bir araya getirilmiş, ayrıca Fransızca’dan yaptığı çeviriler yayımlanmıştır. “Garip Önsözü”nde şairanelik olarak adlandırdığı şiire özgü bir söz varlığının bulunmasını kabul etmemiş, şiirden vezin ve kafiye gibi şekil öğelerinin, benzetmeye dayalı sanatların atılmasını istemiş, bunun yerine yalın bir dille anlamı önemsemiştir. Ona göre şiir bütün hususiyeti edasında olan mânadan ibarettir. Şiirin finalinin ironi, parodi gibi tekniklerle sağlanan bir nükteye bağlanması Orhan Veli’nin başlıca özelliklerindendir. Şairin bu anlayışla yazdıkları önce hece vezni geleneğinden gelen şairler, daha sonra toplumcu gerçekçiler, Attila İlhan ve İkinci Yeni şairleri tarafından eleştirilmiştir. Buna karşılık espri ile duyguyu birleştirip konuşma dili edasıyla yazdığı şiirleriyle kısa zamanda popüler hale geldiği gibi Türk edebiyatında vezinli kafiyeli, şiire özgü kelime ve söyleyişler içeren eski anlayış Garip hareketinden sonra terkedilmiştir. İkinci Yeni ve daha sonraki modern Türk şiiri bu açıdan Orhan Veli’ye çok şey borçludur. Onun yeni tarzdaki şiirlerinin başlangıçta Fransız sürrealistleri, 1945’ten itibaren halk edebiyatı ürünlerinin etkisini taşıdığı kabul edilmektedir. Şiirlerinin içerik bakımından en önemli özelliği küçük şeyleri ve küçük adamı konu edinmesidir. “Kitâbe-i Seng-i Mezar” şiirindeki “Yazık oldu Süleyman Efendi’ye” dizesinin, zamanında o kadar ilgi çekmesinin sebebi sıradan insanın da dikkate değer olduğunu ortaya koymasıdır.