SON DAKİKA
Hava Durumu

Duygusal bağımlılık (02.07.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 02.07.2022 10:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.07.2022 10:16

İnsanların bi kısmı duygularıyla hareket eder bi kısmıda daha mantıklı davranışlar sergilerler. Bazen bi insana bazen bi eşyaya bile duygusal bağımlılığımız olabilir. Peki duygusal bağımlılık nedir gelin beraber bakalım. Duygusal bağımlılık en basit hali ile şu şekilde tanımlanabilir; başkaları olmadan yaşamını sürdürürken zorlanmak, sürekli sevilmediğini hissetme duygusuna kapılmak. Bu hisle başa çıkmak oldukça zordur. Gündelik yaşamımızda insanlar ile olan ilişkimize zarar verebilir aynı zamanda yoğun bir şekilde duygusal sorunlar yaşamamıza neden olabilir. Duygularla hareket etmek ile duygusal bağımlılık aslında biraz farklıdır. Çocukluk döneminde anneye ya da babaya duyulan bağımlılık ile başlayabilir. Çocuk annesi ya da babası olmadan hiçbir şeyi yapmak istemez. Örneğin kendi başına yemek yiyebilecek yaşa geldiği halde hala annesinin ya da babasının onun karnını doyurmasını bekliyorsa, tek başına uyuyabileceği halde uyuyamıyorsa ya da okul çağına gelmiş ise ona verilen sorumlulukları annesinin ya da babasının desteği olmadan yapamıyor ise duygusal bağımlılık durumu yaşanıyor olabilir.  Sevildiğini, değerli olduğunu, önemsendiğini hissetmek isteme durumu da duygusal olarak kişiyi bağımlı hale getirebilir.  Duygusal bağımlılığın temel olarak 3 tür belirtisi vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: kontrolcü olmak, güven duymamak.

“Bağlı olmak” ve “bağımlı olmak” farklı anlamlara gelse de genellikle çok karıştırılan söylemlerdir. “Ben onsuz yaşayamam”, “Karar alırken mutlaka yanımda o olmalı”, “ Annem olmadan asla bir adım atmam” vb. gibi cümleler aslında bağlılıktan çok bağımlılığın kapsadığı cümleler. Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan da bağımlı olunan da mutsuzdur. İlişkiler ve iletişimler kişileri mutlu edebilmek için var olması gerekir fakat başta çok mutluluk veren bir ilişkiymiş gibi görünen senaryoda kısa bir süre sonra, bir yerlerde bir terslik olduğunu fark etmeye başlarız. Aslında her iki taraf da bunu hisseder. Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan kişi kendi içinde sürekli öfke, kızgınlık, kaygıya karşı kontrol etme güdüleri, kaybetme ve terk edilme endişesi gibi yoğun duygular içerisindedir. Kendi içsel dünyasında çok fazla karmaşa yaşarken mutlu olma şansı oldukça azdır çünkü hep karşı tarafı düşünmek ve onunla ilgili meseleleri çözmek zorundadır. Bağımlı olunan kişi de artık karşı taraftan gelen bu kadar yoğun ilgi ve sorumluluk duygusu ile gelebilecek suçluluk ile kendisini mutlu ve huzurlu hissedemez. Çoğu zaman tanımlayamadığı fakat “Burada bir terslik var” dediği huzursuzluk hali içerisindedir. Bağlılık ise sevgi yolu ile olan karşılıklı iki tarafı mutlu eden, sadakat, ilgi ve hoşgörü ile kurulur. Bağlılık ile bağımlılığı ayırt etmeliyiz. Bağlı olduğunu zanneden kişi çoğu zaman bağımlı ilişki örüntülerine sahip olduğunu fark edemeyebiliyor. “Onsuz bir şey yapmamak” kişiye bir yere kadar fayda sağlar fakat kişinin sınırlarını, benlik duygusunu ve bireysel alanını belirlemesi gerekiyor. Diğer bir ifade ile güvenli ve dengeli ilişkilerin sırrı birey olarak ve sistem olarak bir olunabilmekten geçer. Kişinin kendi benliğini, değerlerini ve duygularını koruyabildiği; zorlu anlarında estek alabileceği biri yoksa kendi kendini de sakinleştirebildiği ve aynı ölçüde bu alanları partneri için de yaratabildiği ilişkiler uzun vadede korunabilir ve sürdürülebilir olanlardır. Duygusal bağımlılık, temel olarak olumsuz olaylarla başa çıkmak için hayatınız boyunca ya da hayatınızın bir bölümünde hissetmeye alıştığınız belirli duygulara yaslandığınızda gerçekleşir. Negatif olaylara bağlı olarak yarattığımız olumsuz duygulara tutunma ve bel bağlama durumudur.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.