SON DAKİKA
Hava Durumu

Probiyotik Deposu Kefir (03.11.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 03.11.2021 09:09

Fermente süt ürünlerinin gözdelerinden olan kefir probiyotik özellikte birçok mikroorganizma içeren asidik bir içecektir. Balkanlar, Doğu Avrupa ve Kafkasya orijinli olan kefir geleneksel olarak, mayaların ve bakterilerin simbiyotik olarak birlikte yaşadığı kompleks bir bileşime sahip olan kefir tanelerinden üretilir.Kefir üretimi için yaygın olarak inek sütü kullanılmaktadır. Bunun yanında keçi, koyun gibi farklı hayvan sütleri ya da soya sütü, hindistan cevizi sütü gibi bitkisel kaynaklar da kefir üretiminde kullanılabilmektedir.

Kefirin besin öğesi bileşimi kullanılan başlangıç kültürü, fermantasyon sıcaklığı, fermantasyon süresi ve depolama koşullarına göre farklılık göstermektedir.Temel olarak kefir mikrobiyotası, laktik asit ve asetik asit bakterileri ile mayalardan oluşmaktadır.Lactobacillus, Lactococcus, Leuconostoc cinsi bakteriler ve asetik asit bakterileri kefirde en fazla bulunan bakterilerdendir.

Yazının başında da bahsettiğim gibi probiyotik özellik gösteren kefirin sağlık üzerine olan etkilerine değinmeden olmaz.Başta sindirim sistemi olmak üzere, kalp damar sağlığı ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi pek çok faydası olduğu bilinmektedir. Probiyotiklerin etki gösterme yolu bağırsak mikrobiyotasını iyileştirmektir.Mikrobiyota dengesinin korunması, bağışıklığın da korunması anlamına gelmektedir. Kefirin içerdiği faydalı bakteriler, bağışıklık sistemini potansiyel patojenlere karşı hazırlamada oldukça başarılıdırlar.

Aynı zamanda kefir tüketimi glutatyonperoksidaz seviyesini arttırır. Glutatyonperoksidazana biyolojik rolü organizmayı oksidatif hasardan korumak olan bir enzim ailesinin genel adıdır. Bu sayedeantioksidan etki göstererek hücresel hasarın azalmasına yardımcı olur.

İçeriğindeki laktik asit bakterilerinin besin kaynaklı patojenlerin gelişimini engelleyerek antimikrobiyal etki gösterdiği bilinmektedir. Probiyotiklerin bağırsak epitel bariyerinin yapısını ve fonksiyonunu destekleyerek inflamasyonu önlediği gözlemlenmiştir. DNA hasarlanması ve mutasyona bağlı olarak kanser hücrelerinin oluşumunda rol oynayan bazı enzimlerin aktivitelerini azalttığı da çalışmalarla desteklenmektedir.

Son olarak kefirin sağlık üzerine faydaları bilinse de hastalıklar üzerindeki etkileri henüz kesin olarak kanıtlanmış değildir. Bu yüzden, sağlık problemlerinin tedavisi için hekime başvurulmalı ve düzenlenen tedavi ile birlikte kefir tüketiminin uygunluğu konusunda hekimden mutlaka bilgi alınmalıdır.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.