SON DAKİKA
Hava Durumu

ENERJİNİZ TÜKENMESİN!

Yazının Giriş Tarihi: 30.11.2022 10:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.11.2022 10:02

Halsizlik ve yorgunluk… Çoğumuzun hissettiği durumları ifade eden kelimeler bunlar. Birçok faktörün enerjimizi etkilemesiyle birlikte biz beslenme ile enerji arasındaki bağlantıya bir değinelim.

Fazlasıyla basit karbonhidrat tüketmek kan şeker düzeyimizde ani yükseliş ve düşüşe neden olur. Kan şekerimiz yükselirken kendimizi iyi hissetmeye başlarız fakat ani düşüşler ani yorgunluğu da beraberinde getirir. Beyaz un, şeker, bol nişastalı sebzeler, işlenmiş gıdalar ve bazı meyveler beslenmemizde basit karbonhidratları oluşturur ki bunlardan da olabildiğince tüketmemek ya da seyrek olarak az miktarda tüketmek enerjimizi yüksek tutmak adına beslenme hedeflerimizden olmalıdır.

Kafein alımı da başlangıçta odaklanmayı arttırma, enerji verme gibi faydalarının yanında aşırıya kaçıldığında bedende yoksunluk belirtilerinin gözlenmesine neden oluyor. Düşen enerjiyi yükletmek için tekrar kafein alımı olur ve bir süre sonra tekrar enerji düşer, bu kısır döngü enerjimizi düşüren ve sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Kafein içeren çay ve kahvenin sık ve aşırı tüketimi doğrudan su tüketimimizi de etkiler. Su, sağlıklı hücre yapısı için elzemdir ve sorunsuz çalışan bir metabolizma için vazgeçilmez ögedir. Ne kadar su tüketmemiz gerektiğini her bir kilomuza oranla 30 ml su ile hesaplayabiliriz. Yani 70 kg olan bir birey için ideal su tüketiminin 2100 ml olduğunu söyleyebiliriz.

Enerjimizi tüketen bir diğer faktör de yetersiz protein alımıdır. Özellikle yeni dokuların oluşması için proteinler hücrelerimizin başlıca elemanıdır. Sağlıklı hücrelerin sağlık bedenleri oluşturduğunu biliyoruz. Bu nedenle kırmızı et, beyaz et ve balık gibi hayvansal proteinlerin yanında nohut, fasulye, barbunya, mercimek gibi bitkisel proteinlerin de tüketimine önem vermeliyiz. Saç dökülmesi veya tırnak kırılması gibi sorunlar protein eksikliğinin işareti olabileceğinden mutlaka gözden geçirilmelidir.

Genel enerji düzeyimiz için önemli fakat göz ardı edilen bir diğer konu da gece atıştırma alışkanlığıdır. Özellikle bedenimizin dinlenmeye ayrıldığı uyku zamanına yakın saatlerde besin tüketimi, metabolizma hızımızın bazal duruma yaklaştığı bu saatlerde de çalışarak enerjimizi tüketmemize neden olur. Vücudumuzdan tam performans beklemek için bedenimizin de dinlenmeye hakkı olduğunu unutmamak gerekir. Beslenmeyle ilişkisi olmasa da genel sağlığımız için önemli olan ve enerjimizi doğrudan etkileyen uyku saatimiz de çokça önemlidir. Süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte genel anlamda 6-7 saatten daha az uyku, dinlenmemizi ve enerjik olmamızı mümkün kılmıyor. Tüm bu durumlar ile başa çıkmak için ise enerjimizi tüketen şeylerin farkında olup kararlı olarak hayatımıza yeni bir yön vermemiz gerekiyor. Hepinize kararlı ve enerji dolu bir hafta diliyorum.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.