SON DAKİKA
Hava Durumu

Akdeniz Diyeti (08.12.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 08.12.2021 08:41

 Akdeniz tarzı beslenme modeli ilk olarak 1960’lı yıllarda AngelKeys tarafından, Akdeniz bölgesinde yaşayan bireylerin beslenme alışkanlıklarının araştırıldığı "Yedi Ülke Çalışması"sonucunda bilimsel olarak tanımlanmıştır. Yapılan bilimsel çalışmalar Akdeniz diyetinin; kişide sağlıklı olma halini artırdığını, hastalıklara bağlı ölümleri azalttığını vekronik hastalıklara karşı koruma sağladığını göstermiştir.

Genel olarak Akdeniz tarzı beslenmenin temelinde ılımlı balık ve kümes hayvanları tüketimi, göreceli olarak düşük kırmızı et tüketimi, sebze ağırlıklı besinlerin alımı, yağ kaynağı olarak zeytinyağı kullanımı, yemeklerle birlikte ılımlı şarap tüketimibulunmaktadır.Akdeniz diyetinin temel özelliklerinden biri zeytinyağı tüketiminin olmasıdır. Yağlar arasında doymuş yağ tüketiminin azaltılması; tekli doymamış yağ asitlerinin ve çoklu doymamış yağ asitlerinin (özellikle omega 3) artırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Yağlar, midenin boşalma süresini uzatarak acıkma duygusunu geciktirirler; ancak zeytinyağının yüksek enerji içermesi nedeni ile vücut ağırlığı artışı gibi potansiyel yan etkileri hakkında da dikkatli olunmalıdır. Akdeniz diyetinde düşük miktarda et tüketilmesi de vücut ağırlığı artışına karşı diyetin pozitif etkileri arasındadır.

Akdeniz beslenme piramidinde genellikle ılımlı yağ tüketiminin yanı sıra, yüksek posa tüketimi önerilmektedir. Diyet posası hormonal yanıtları etkileyerek vücut ağırlığını regüle etmeye yardımcı olabilmektedir. Diyet posası doygunluk faktörüdür. Yüksek miktarda posa alımının düşük posa alımına göre doygunluğu daha çok artırdığı bilinmektedir. Pişirilmiş sebze yemekleri, baklagiller ya da taze salatalar daha yüksek diyet posası ve daha düşük enerji yoğunluğuna sahiptir.

Gelelim Akdeniz diyetinin sağlığımız üzerindeki etkilerine… Yazının başında da bahsettiğim gibi Akdeniz tarzı beslenme tipinin, kardiyovasküler hastalıkları önlemedeki olumlu etkileri ön plandadır. Diyabet, dislipidemi ve hipertansiyon gibi vasküler risk faktörlerini azalttığı ve diyete yüksek uyum gösteren bireylerin, homosistein düzeylerinde %15 azalma rapor edildiği bilinmektedir.Bu beslenme modelinin vücut ağırlığı, plazma lipidprofili üzerine etkisinin araştırıldığı bir çalışmada; Akdeniz tarzı beslenme modeline uyum arttığında BKİ, LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerinde anlamlı düşüş; HDL kolesterol düzeylerinde ise anlamlı artış olduğu belirtilmiştir.

Amerikan Kalp Derneği Bilimsel Çalışma Komitesi de Akdeniz tarzı beslenmenin, kalp damar hastalıkları risk faktörlerinin prevelansını azalttığını rapor etmiştir. Akdeniz diyet bileşenlerinden olan omega-9, omega-3, antioksidan ve polifenollerinkardiyovasküler sistemde yer alan kan basıncı, pıhtılaşma ve endotel fonksiyon üzerinde spesifik aktivitelere sahip olduğu da belirtilmektedir.

US News & World Report yılın En İyi Diyetlerine ilişkin yıllık değerlendirmesinde, art arda dördüncü kez Akdeniz Diyeti 1 numaralı en iyi genel diyet seçilmiştir. Akdeniz tarzı beslenme aynı zamanda, düzenli fiziksel aktivite, yeterli dinlenme ve sosyal/ailesel ilişkileri içeren geleneksel Akdeniz yaşam tarzını da yansıtmaktadır. Sözün özü Akdeniz diyeti bütüncül yaklaşımıyla aslında bir yaşam tarzıdır.Tüm bu pozitif etkileri göz önüne alındığında denemeye değer bir beslenme modeli olduğunu düşünmek pek de yanlış olmaz. Sağlıklı günler dilerim.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.