SON DAKİKA
Hava Durumu

Virginia Woolf (20.06.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 20.06.2022 09:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.06.2022 09:28

25 Ocak1882’de Londra İngiltere’de dünyaya geldi. İştwe hayata karşı ördüğü duvarlara belki de doğduğu anda başlamıştı. Çok güçlü karakterde olan Woolf çocukluğundan beri hep dik duran ve net görüşleri olan bir insandı.. 20.Yüzyılın en önemli yazarlarındandı. Hem feminist hem de modernist bir yazar olarak tanımıştık onu.. Aile olanakları oldukça geniş bir çocuk olarak büyümüştü çevrenin ve dönemin en gelişmiş aile yapısına sahiptiler. Zenginlik içinde büyümesine rağmen hiç okula gitmemişti eğitim hayatını hep evde almıştı. Eve gelen giden özel öğretmenler ona eğitim vermişti. Ailes üstüne titrerdi adeta o yüzden eğitim hayatına çok önem vermişlerdi ve çok sıkı eğitimlerden geçmişti.  Babası editör, eleştirmen ve biyografi yazarıydı.  Belkide kendine babasını örnek almıştı. Onun gibi yazar olamk istemiş hatta kendini ileride onun gini görmüştür. Babasını çok büyük denilecek kadar bir küpüthanesi vardı ve Woolf oraya hayran kalıyordu her seferinde. Küçüklüğünden beri aldığı eğitimler sayesinde dil konusunda kendini geliştirmişti.  Latince ve Yunanca dersleri almıştı. Babasının ilk eşinden olan kızı anneannesine çekmiş ve 20 yaşında akıl hastanesine kapatılmıştı. Ailece zor günler geçilmişti. Woolf için zorlu bir süreçti çok genç ve daha çok narindi akıl hastanesine kapatılması. Kardeşi için üzülsede ona iyi geleceğinden onun için en doğrusu olacağından emindi. Virginia Woolf uzun süre evde öğrenim gördü ve hayatının büyük bölümü ailesinin etrafında dönüyordu. Hep ailesi ile bir arada olmuştu. Hep aile birliği ile büyümüştü. Ailesini çok seven Woolf annesini küçük yaşta kaybetmişti ve burumu atlatması çok uzun zaman almıştı. Bir türlü içinden atamıyordu bu acıyı. Her seferinde bastırmaya çalışsa da gün yüzüne çıkıyordu içindeki anne acısı.. Hatta sağlık sorunları bile olmaya başlamıştı. Annesinin ölümünün ardında iki yıl boyunca sinir krizleri geçirmişti.. Şok ve ağır depresyonlu dönemlerden geçmişti. Halisilasyon görmeleri gün geçtikçe artıyordu belki de kardeşi gibi olmaktan çok korkuyordu.. Hayaller yazar olma isteği sürekli aklının bir köşesindeydi ve bu yaşadıkları ona çok ağır gelmeye başlamıştı. Normal yaşamına dönmesi zaman alsa da artık kendini yavaş yavaş toplamaya başlamıştı. Kardeşleri ile birlikte daha çok zaman geçirmeye başlamıştı. Ve artık bazı defterleri kapatmak yeni bir hayata geçmek istiyordu bunu için ihtiyacı olan şey güvendi.. Cesaretini topladı ve kardeşleri ile birlikte ondra’ın Bloomsbury semtine taşınmaları ve bu yer değişikliği Virginia için bir kaçış oldu.Ailenin bölünmesi üzerine miras olarak çok para kalan kardeşler kurallara bağlı olmadan yaşamanın verdiği rahatlıkla evlerinde sabahlara kadar oturup sanat, edebiyat, din ve aşk üzerine tartışırlardı. Ailelerin temelinde hep sanat yatardı.. Çocuklarıda ailelerinin hatıralarını devam ettirmeye çalışıyorlardı. Boş gezmek tozmak yerine kendilerine bir şeyler katmak için savaş veriyorlardı. Profesyonel anlamda yazmaya 1905 yılında başlayan Woolf Times Literary Supplement’e edebi eleştiri yazıları yazıyordu.Yazar, modernist hareketin en önemli kişilerinden biri olarak tarihe geçti ve roman türünün gelişimine büyük katkıda bulundu. Kadın ve kadının gücü ile ilgili hep dik dururdu. Çok savaş vermişti kendi içinde. 1929 tarihli "Kendine Ait Bir Oda" feminist hareketin klasik bir kitabı olarak kabul ediliyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.