SON DAKİKA
Hava Durumu

Shakespear

Yazının Giriş Tarihi: 22.08.2022 10:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.08.2022 10:07

Shakespeare günümüze değin yalnızca İngiliz tiyatrosu için değil, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden birçok oyun yazarı, yönetmen, sahne tasarımcısı, besteci, koreograf için de esin kaynağı oldu.

İngiltere'de pek az oyuncu Shakespeare rollerinde görünmeden ünlenebildi. Çehov Çayka'da (1896; Martı) Hamlet'e gönderme yaparken Brecht Der aufhalrsaıne Anfstieg des Arnıro Ui'de (1941 ; Arturo Ui'nin Yükselişı) Richard III'ün bir parodisini, Max Erisch King John'un bir uyarlamasını, Andre Gide ise Hamlet'in basitleştirilmiş bir çevirisini yaptı. Bernard Shaw Cymbeline'in son perdesini yeniden yazdı; Edward Bond da King Lear'ı, Lear (1971) adlı kendi oyununun çıkış noktası olarak kullandı. Shakespeare'in oyunları Verdi'nin Otello operasına, The Taming of the Shrew'ya dayanan Kiss Me Kate müzikaline, çeşitli Romeo ve Juliet balelerine, birçok sinema ve televizyon yapımına konu oldu. Oysa Shakespeare, pek azı dışında oyunlarının öyküsünü kendi yaratmamıştı. Özgünlüğü büyük ölçüde kullandığı kaynaklardaki tiyatroyla uyumsuz öğeleri ayıklamasından, sözü edilip geçilen tipleri inandırıcı karakterler olarak geliştirmesinden, yeni karakterler yaratmasından kurguyu değiştirerek karşıtlıkları etkili hale getirmesinden, diyaloglarının yoğunluğundan ve geniş felsefi yaklaşımından kaynaklanıyordu.

Oyunlarını hep sahnelenmek için yazmış, bir repertuvar tiyatrosunun profesyonel oyun yazarı olarak edebi ünden çok ticari başarı peşinde koşmuştu. Bununla birlikte Ben Jonson gibi çağdaşları tarafından edebiyatçı olarak da övülmüştü. Gerçekten de sözcük ve imgeleriyle olduğu kadar ses, ritim ve ölçü kullanımıyla, satırlarının vurgusu, düzeni ve lirikliğiyle de sayısız okuru büyülemişti.

Shakespeare büyük bir edebiyatçı, buna karşılık yetersiz eğitim görmüş sıradan bir insandı. Kökeni ve yaşamıyla edebi başarısı arasındaki bu büyük uçurum, bu eşsiz yapıtların gerçekte Francis Bacon, Oxford 17. kontu Edward de Vere ya da Christopher Marlowe gibi başkaları tarafından yazıldığının öne sürülmesine yol açtı. Yaşadığı dönemde ve ölümünü izleyen uzun yıllar boyunca ise bu konuda hiçbir kuşku yoktu. Sonradan bu tür savlarda bulunanların açıklamaları da ortaya yeni sorunlar çıkardı. Gene de Shakespeare'in hiçbir oyununun kendi el yazısıyla günümüze ulaşmamış olması, o günden bu yana İngilizcenin yanı sıra hem oyuncusu ve izleyicisiyle tiyatronun, hem de duygu ve düşünce kalıplarının çok değişmesi onun yaşama tuttuğu aynanın önünde koyulaşan bir bulut yarattı. Bugün Shakespeare araştırmalarından sağlanacak başlıca yarar bu perdeyi kaldırmak olabilir.

Shakespeare'in oyunları Abdullah Cevdet'in 1908'deki ilk çevirilerinden sonra birçok ünlü yazar, çevirmen ve tiyatrocu tarafından Türkçeleştirilmiştir.

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.