SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

kötümserlikten uzak

Yazının Giriş Tarihi: 20.09.2022 09:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.09.2022 09:34

Etrafımız negatif durumlarla çevriliyken, ruhumuza iyi gelecek uğraşlar bulmalıyız. Mesela kitap okumak gibi, hiç içinde olmadığımız, nasıl bir dünya olduğunu bilmediğimiz dünyalarda keşifler yapmak çok heyecan verici olsa gerek, en azından beni çok heyecanlandırıyor. Rotamızı hiç adını bile duymadığımız adreslere çevirebiliriz mesela, kendi dünyanın dışında da bir dünya olduğunu fark edersin, farklı kültür, farklı yemekler, farklı içeçekler, farklı danslar diye sıralamakla olacak iş değil, gezip görmek gerekir. Yeni hobilerle zihnimizi yararlı bir uğraşla meşgul edebiliriz mesela; yeni bir enstürman, yeni bir yetenek arayışı, hiç yapmadığın bir yemeği yapmaya çalışmak; bence zihnimi hep dinç tutar, hem de kötü düşüncelere öylesine yoğunlaşmamış oluruz. Mesela kendimize bir terapi yöntemi de bulabiliriz; canın sıkkınken alıp eline fotoğraf makineni bilmediğin yüzleri çekmek, her baktığın silüette farklı bir yaşanmışlık, farklı bir dünya bulmaya başlarsın ya da o silüetlerden yola çıkarken farklı farklı hayatlar hayal etmeye başlarsın. Hem böyle ufak tefek zamanlar ayırmazsak kendimize hep negatif, hep depresif olmaz mıyız, hep bir şeylerden şikayet eden, hiçbir şeyden memnun olmayan bir insan haline geliriz. Herkesin hayatın içinde bi,r mücadelesi var; kimisi bir annedir, çocuğu için en güzel geleceği ister, onun için kaygılanır, kimisi iş insanıdır, kariyerinde hep daha üstlerde olmak ister, acaba daha ne kadar iyi olabilirim diyerek günlerini, haftalarını, aylarını geçirir. Kimisi yalnızdır, acaba benim de hayatıma beni anlayan biri girecek miyim düşünüp durur ama farkında değildir, zaman bu süre zarfında geçmeye başlıyordur ve odak noktasını sadece bir konuda tutmaması gerektiğini iş işten geçince farkeder. Kimisi öğrencidir, okulum bitecek acaba iş bulur muyum, sınavlar başlayacak acaba geçer miyim diye düşünüp durur. Farkında değiliz ki bu kadar düşüncenin arasında en çok ihtiyacımız olan şey hayata güzel bakmaktır, elbette problemlerimiz, dertlerimiz, aşamadığımız yollar olacak ama en önemlisi kendimize zaman tanımak, arada insan olduğumuzu unutmamak. Her konuda en iyisi olamayız, bazen bazı yollar zorlayacak bizi ama klakmasını da bilmeliyiz. Bir depresifliğin için geçen bir hayat, etrafımızdaki güzelliklerin, insanın içini huzurla kaplayan durumların, gerçekten nefes aldığını hisettiren anlardan uzak, sadece problemlere odaklanmış bir insan olarak hayatı bitirmek, hiç başlamamış olmak gibi bir şey. Hiçbir şey için de geç değildir, bazı şeyleri on yaşında fark edersin, bazı şeyler elli yaşında fark edersin. Asıl mesela fark ettikten sonra hayatını yine alışmış olduğun o depresif ruh halinde devam ettirmek mi yoksa geç kalınmışlıkları bir kenara bırakıp yeniden başlamak mı?