SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kötülük üzerine

Yazının Giriş Tarihi: 30.07.2022 10:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.07.2022 10:48

Aslında halen kötülüğün tanımını yapamazken doğuştan mı yoksa sonradan öğrenilebilen bir şey mi düşünüp duruyorum. Bir insan neden kötülüğe başvurur yoksa aslında hiç öyle bir seçenek olmadığı zamanlarda bile ortaya çıkan bir dürtü mü? Bence saf kötülük diye bir şey var. Mesela bizi kötülüğe iten durumlardan dışında sırf zevk almak için, güçlü hissetmek için yaptığımız kötülük. İlk insanlıktan beri kendimizi korumak için başkalarına zarar vermişizdir insanoğlu olarak, bu çok normal çünkü hayatta kalmak istiyoruz ama saf kötülük bu olayın çok farklı bir boyutu bence. Bir savaştasın ve karşı taraftaki askeri öldürüyorsun; bu kendini korumak, vatanını korumak vb nedenlerden dolayı kabul edilebilir ama öldürdükten sonra o kişiye işkence etmek işte bu kötülüktür ve bana göre tanımını yapamasam bile kötülük diye nitelendirebilirim. Peki neden kötülük bu kadar hoş geliyor insana? çünkü kötülük denen davranışı öğrenmiyoruz bence, hep içimizde olan bir şeydi. İyilik için çabalıyoruz, toplum bizi kabul görsün, bizi dışlamasın diye iyi olmak zorundayız aslında. Çünkü toplum bize kurallar dayatıyor, eğer kırmızı ışıkta geçersen ceza yersin, eğer kütüphanede konuşursan ceza yersin, eğer otobüste yaşlılara yer vermezsen linçlenirsin, eğer kaldırıma araba park edersen gelip kaldırırız. Aslında dayatmalar üzerine kurulu bir dünyada bize iyiliği öğretiyorlar, aslında kötülük her zaman var olandı. Peki içimizdeki kötülüğü tamamen silip atabilir miyiz? Bence bu imkansız bir durum. Çünkü eminim hepimiz ara sıra bizi sinirlendiren birine tokat atmak istemişizdir, yahu en azından çok alımlı bir kadını ya da erkeği hayatımızda bir kez olsun kıskanmışızdır, peki bunlar bizi kötü yapar mı? İşte bu noktada diyorum ki kötülük zaten bizim hep bir parçamızdı ama biz ilk insanlıktan beri hayatta kalmak, bir bütünün parçası olmak için onu törpülüyoruz. Tabii bu hayatından içinden olan ufak tefek kıskançlıklar, şiddet eğilimleri vs kötülüğü tamamen silemeyeceğimizin kanıtlarından biri. Peki hiç sorguluyor musunuz, ben iyi biri miyim yoksa kötü biri miyim diye? Benim sorgulamalarım hep sonuçsuz kalıyor çünkü. İyilik neyse de kötülüğün tanımını bile yapamazken bir de üstüne kendimizden bir parça iken, ara ara bize göz kırparken ondan sıyrılıp tamamen iyi biriyim diyebilir miyim bilmiyorum. Peki ben toplumun buyruklarını yerine getirirsem, yaşlılara yol verip küçüklerime anlayış gösterirsem gerçekten iyi biri olur muyum? Öyle kesin çizgileri var ki bu iki durumun davranışlarımıza göre iyi ya da kötü olduğumuzu varsayıyoruz, peki ya düşüncelerimiz ne olacak? Tabii ya düşüncelerimize bile hakimler artık, iyi onların belirlediği bir kural çerçevesinde olmalı, kötü onların belirlediği bir çerçeve içerisinde olmalı. Evet hadi toplumun bize dayattığı kurallara uyalım, uyalım ki iyi biri olalım.