SON DAKİKA
Hava Durumu

Eninde sonunda insanız

Yazının Giriş Tarihi: 10.10.2022 09:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.10.2022 09:44

Gerçekten hayatta bir şeyleri başarmak için inanmak ne kadar önemli bir faktör olabilir? Tüm şartlar sağlandığı halde bir insansın inancı kalmamışsa bir şeylere gerçekten başarabilir mi bir şeyleri? Peki neden bir insanın inancı yitip gider, her şey fazlasıyla imkansız gelmeye başlar? Son zamanlarda benim de içinden çıkamadığım bir paradoks diyebilirim. İnsanoğlu yaşamı boyunca bir mücadelenin içinde hayatını sürdürüyor, sanki hayatın amacı, anlamı bir mücadeleden ibaretmişçesine. Hayatımızın her döneminde bir şeyleri hedefler ve o hedeflerin uğrunda amansız bir mücadelenin içinde buluruz kendimi, belki de bu mücadeledir bizi ayakta tutan, hayata bağlayan. Sonra bir şeyler değişmeye başlar, insanoğlunun yüreğinden, en derinlerinden bir şeyler kopmaya başlar. Hayatı boyunca yapmayı en iyi bildiği şeyi yapamaz hale gelir; bir şeylere tüm varlığıyla inanıp onun uğrunda mücadele etmek. Peki neden inancımız, umudumuz belli bir yerden sonra bizi bırakır? Başkalarını bilemem, hatta kendimden bile emin değilim ama bir insan mücadelesini bir yerden sonra bırakıyorsa bir konuda, yanlış yolda olduğunu düşündüğündendir. Ha bu tamam kendisiyle alakalı olmayabilir, şartlar, ortam, çevresindeki insanlar vs hepsi birer faktör olabilir bu düşünceye ya da hissiyata. Bir yerden sonra ne kadar çabalardan çabala elinde hep bir yokluk kalıyor, hiçbir şekilde adım atamıyor gibi hissediyorsun. Sonra başlıyorsun inancını kaybetmeye, bomboş bir diyarda hiçbir şeyin değişmeyeceği ihtimalini düşünmeden yürüyorsun. Çok fazla yormuşlar sanki ruhunu, düşüncelerin, değer yargılarını, kurallarını. En sonunda bu kadar çabanın karşılığı bu olmamalı diyorsun, eğer bunca zamandan beri bir hiçlik için sürdürüyorsam bu mücadeleyi, ne gerek var bir hiçlik uğruna kendini heba etmeyi diyorsun. Peki gerçekten istediğin bu mu? Aslında bana göre biz bu inançsızlığa ittiriliyoruz. Kendimizi gösterebileceğimiz, korkmadan adım atabileceğimiz bir ortam içerisinde olursak neden karşılık bulamasın bir şeyler, neden elimiz boş kalsın ki ama işte bazen çok farklı insanlarla karşılaşıyoruz, kendi tabağındaki bitmeden senin tabağındaki yiyecekleri yemeğe çalışır, kendi ne istediğini düşünmeden senin düşüncelerini engellemeye çalışır, kendi yürümeyi öğrenmeden senin yollarına taşlar koymaya başlar ve sonunda dersin ki ben kendi mücadelemin neresindeyim şu an, şu an yaptığım tek şey etrafımdaki dikenleri temizlemeye çalışmak ve bir yerden sonra o dikenler öyle bir büyümeye başlar ki inancınız da kanatmaya başlar, yorulursunuz, çok yorulursunuz ve sonunda insan olduğunuzu anlarsınız, vazgeçmek istersiniz. Belki de bu da bir parçasıdır mücadelenizin, o dikenler mücadelenizin ne kadar büyük olduğunu hissettirmek içindir, ne kadar canınız yanarsa bir o kadar rahatlayacaksınız demektir belki de.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.