SON DAKİKA
Hava Durumu

Büyümek

Yazının Giriş Tarihi: 01.11.2022 09:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.11.2022 09:59

İnsan ne zaman büyümeye başlar? Hayal kurmayı bıraktığı zaman mı yoksa hayallerinden her adımında biraz daha uzaklaşmaya başladığında mı, bir diğer seçenek de hayat öylesine yormaya vaşlar ki hayal kurmak için zamanın olmadığında mı? Peki neden hayal kurmayı bırakır bir insan? Gerçekler fazlasıyla canını acıtmaya başlamıştır. Problemler, sorumluluklar hayallerinin önünde kocaman bir duvar haline gelmiştir. Bazen de hayatın planları senin hayallerinle uyuşmaz, sen ağaçları, çiçekleri severken hayat seni denizin ortasında bırakır. Sen kan kırmızı rengine aşıkken hayat etrafını siyahlarla çevirir. Bir yerden sonra pes mi etmeye başlar acaba insan? O siyahların arasında öylesine çok ararız ki kan kırmızıyı, bir türlü bulamayınca mı yitiririz hayallerimize karşı olan umudumuzu. Belki de öyledir. Öylesine umduğun o renk, beklentilerin derken hiçbirini göremeyince hayatın akışına bırakmaya başlarsın belki de. Peki böyle mi gerçekten? Öte yandan hayaller için umutlar, güzen günlere olan inanç gerekir belki de umudumuzu yitirdiğimiz için hayallerimize sırtımızı döndük. Peki elimizde olan tek şey umudumuzsa? Su içmek, yemek yemek gibi belki de ruhumuzun en temel ihtiyaçlarından biri umuttur. Ruhumuzu umuttan mahrum bırakırsak nolur peki? Karamsar, depresif, bohem bir hal almaya başlarız. Bazı isteklerimiz hayal edilemeyecek kadar uzak gelmeye başlar, başarabileceğimizi, üstesinden gelemeyeceğimizi düşünmeye başlarız. Peki mereden başlamak lazım ruhumuzu onarmak için? Bence ilk önce bize zarar veren, yüzümüzü güldürmesi gereken yerde ağlatan insanlardan uzak durmak. Ardından temiz bir sayfa vs değil yepyeni bir defter alalım, sayfa sayısı binlerin üstünde olsun, evet evet olsun çünkü yazacak çok başka hiyalerimiz, öğreneceğimiz çok fazla dil, yürüyeceğimiz çok fazla yol, izleyeceğimiz çok fazla dizi var ve hepsi için bize sadece bir şey gerekiyor; yeni bir başlangıca olan umudumuz.

Adam yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü, yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu

Bisiklet sesini, çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta işte onu koydu

Kimi seviyordu, kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu/ Edip Cansever

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.