SON DAKİKA
Hava Durumu

USTADAN ÇIRAĞA; EBRU (26.09.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 26.09.2021 10:38

Nasıl olurda saygı gösterilmesi gereken geleneklere böyle bakılmaya başlandı anlamıyorum.

Mesela ebru sanatı.

Yapılması o kadar güç ve meşakkatli ki… Çoğu desenine gözümüz alışmış durumda. Bu nedenle de kolay gibi gözüküyor olabilir… Ama öylesine adım adım, ilmek ilmek gelişmiş bir sanattır ki… Biraz incelense anlaşılsa!

Mesela…

Ebru.

Kitre olmazsa olmazıdır.

Kitre, Anadolu'da yetişen muhtelif geven (Astragalus) çeşitlerinin gövdelerinden sızıp havada katılaşan, beyaz yahut krem renkli plaka veya şeritler halinde bulunan yapışma kabiliyeti az bir zamk cinsi olarak karşımıza çıkar. Kitre ile yoğunlaştırılmış su üstünde, özel hazırlanmış boyalarla, özel fırçalarla yapılan süsleme sanatının ismi ebru sanatıdır.

Kökeninin 9’uncu ve 10’uncu yüzyıla kadar uzandığı düşünülen ebru sanatının kağıdın tarih sahnesinde boy göstermesiyle geliştiği üzerinde durulur.

İlmek ilmek gelişen sanatın motiflerinden biri de Çiçekli ebrudur.

Ebrunun tohumlarından çiçeklerin filizlenmesi için yüzlerce yıl beklenmiştir.

İlk ebrudan, çiçekli ebruya gelinen süreçte onlarca, yüzlerce binlerce deneme yapılmıştır.

18’inci yüzyılda Ayasofya Camii Hatibi Mehmed Efendi bir ebru çeşitlemesi bulmuştur. Zemin üzerine çiçekli veya hatip ebru için hazırlanmış boyalardan belli aralıklarla birer damla bırakılır. Daha sonra her damlanın oluşturduğu dairenin içine ikinci, üçünce ve isteğe göre daha fazla sayıda damla bırakılır ve iç içe değişik renklerden oluşturulmuş daireler elde edilir.

İç içe geçen daireler elde etmek kolay gibi gözükebilir. Ama çok meşakkatlidir. Kökenlerinin 9’uncu ve 10’uncu yüzyıla uzandığı düşünülen ebru sanatında Hatip ebrusu yapılması için yüzyıllarca beklenmiştir. Hatip ebrusunda bulunan daireler soldan sağa, yukarıdan aşağıya, çapraz hareketler yapılarak hatip desenleri elde edilir. Yürekli, taraklı yürek, yıldız, çarkıfelek, menekşe gibi isimler alan bu desenlerin ardından da çiçek denemeleri artmıştır.

Çiçek yapımı ne kadar denense de istenilen sınuç elde edilememiştir. 1918 yılından itibaren Necmeddin Okyay çiçek çalışmalarında başarı elde edebilmiştir. Yüzlerce yıl sonra…

Lale, karanfil, hercai menekşe, gelincik, gonca gül, kasımpatı, sümbül gibi çiçekleri doğal şekline en yakın şekilde resmetmeyi başarmıştır!!!

Necmeddin Okyay’ın yetiştirdiği Mustafa Düzgünman’da papatyalı ebruyu içekli ebrulara eklemiştir. Çiçek yapımında önce damlatılan yeşil boyalardan sap ve gövdeler elde edilmiş ardından da bu sap ve gövdelerin uygun noktalarına bırakılan diğer renklerden çiçekler yapılmıştır.

Bu güzel motif ve desenler için kullanlan boyaların da çok iyi terbiye edilmiş olması ve diğer ebru çeşitlerinde kullanılan boyalara göre daha koyu bir kıvama sahip olmaları gerekir.

Boyaya suyun üstünde şekil vermek ancak kolay olur. Böylece boya damlaları lastik gibi uzayarak çekilir ve arzu edinilen, hayal edinilen ve yüzlerce yılın birikimi olan motifler elde edilebilir.

Geleneksel el sanatlarının güzelliği de buradadır. Çırak yoksa gelişen kol kırılır. Usta, çırağına öğretemeden hayata elveda derse ya da sanatını icra edemez, anlatamaz hale gelirse; sanatının boynu bükük kalır.

Binlerce yıllık deneyim ve ustadan çırağa aktarım söz konusudur.

Ustalara sonsuz saygı ile…

Geçmişten geleceğe…

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.