SON DAKİKA
Hava Durumu

Troya’nın 10’uncu katmanı Kayıp eserler (26.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 26.08.2021 11:02

Troas uzun ve derin bir öyküydü. Bu öykünün en güzel kahramanı ise daima Bin Pınarlı İda olacaktı.

Geçtiğimiz haftalarda paylaştığımız, ‘Troya’nın 10’uncu Katmanı’ başlıklı yazılarımızda da değindiğimiz gibi… Masal ve gerçeğin tam ortasındaki kutsal Troya…

Bin Pınarlı İda’nın eteklerinde kurulan her kent, daima kendinden önce gelenlerin hikayelerini duydu. Bu kara parçasının destanı dilden dile, toplumdan topluma uçtu… Troas’ın efsaneleri, bu topraklara ilk yerleşen insanların ektiği ekinin filizlenmesinden bu yana sürüyordu…

Aziz Troas…

Bin Pınarlı İda’nın eteklerindeki kentlerden biri de Troya idi. Efsaneye göre deniz perisi Thetis ile denizler tanrısı Okeanos’un kızı Elektra ve Zeus’un Dardanos adında bir oğulları olmuştu. Tanrıların tanrısının soyundan gelen Dardanos’un oğlu Tros; Tros’unda oğlu İlos Troya’nın tarihini çizdi. Phrygia topraklarında bir yarışmaya katılan İlos’un yarışmada kazandığı ineğin otlamak için durduğu yer bereketli olacak ve burada bir kent kurulacaktı.

Kurdu da…

Adını tarihin sayfalarına kazıyan bir kent.

Destanlara, öykülere, masallara adını tırnaklarıyla kazıyan bir kent kurdu…

Truva dendi, Troya dendi, Troia dendi…

Aziz kent… Adını; tarihe öyle bir kazıdı ki; bin yıllar boyunca hükmü sürüldü. Başka topraklardaki insanlar; onun sorundan gelme düşüncesiyle yazdı tarihlerini.

Kimseye ait olmayan kent; Troya.

Yapılan arkeolojik kazılarda dediler ki; 9 katmandan oluşur. 5 bin yıllık tarihine nice kahramanlar, nice savaşlar ve barışlar, nice aşklar ve nefretler sığdırmıştır…

Masal ve gerçeğin tam da ortasında… Troya…

Kimseye ait olmayan kent…

Bin Pınarlı İda’nın bereketli topraklarında, eteklerinde varlığını sürdüren kent…

Troya Antik Kenti, binlerce belgede; araştırmada adı geçen ve geçmeye de devam edecek olan 5 bin yıllık tarihi ile yeni destanlarda yazmaya da devam ediyor.

Troya Antik Kentinden esinlenerek yapılan her film, çizgi dizi, afiş, heykel ve resim ile; Homeros’un İlyada Destanı’na aslında yeni satırlar ekliyor.

Bu satırlardan; başlıklardan en değerli olanlarından biri ise; Troya Müzesi. Troya Antik Kenti’nin yanı başında tüm tarihsel bilinci ile uzanıyor.

Tarih, Troya’nın 9 katmanını zamanla kapatmış olsa da bizler de 10’uncu katmanını gün be gün yeniden inşa ediyoruz. 10’uncu katmanın en güzide eseri de Troya topraklarında; Troya’yı anlamak ve anlatmak için tüm sadeliği, mütevazılığı ile boy gösteren Troya Müzesi…

Homeros’un İlyada Destanı’na sayfalar eklemeye devam eden Troas Bölgesi sakinleri ve Troya Müzesi yeni çağları için mücadele ediyor.

***

Troya’nın 10’uncu katmanı ise 1863 yılında Frank Calvert tarafından oluşturulmaya başlandı. Calvert, Troya kazılarına başladığında ne kadar derine inmiş olursa olsun göğe doğru da yeni bir katmanın ilk adımlarını atmış oldu. 1871 yılında ise Heinrich Schliemann, Homeros’un etkisi ile geldi ve İlyada Destanının satırlarını Troas’ta bulmak için didindi. Homeros’un anlattığı Troya’nın yani İlios kentinin Çanakkale Boğazı’nın (Hellespont) güneyinde kalan Hisarlık Tepesi’nde olduğunu anladı.

Troya’nın 10’uncu katmanı; 1872 yılında ağır bir gedik aldı. Troya’nın hazineleri uzaklara… Toprakların ve denizlerin ötesine kaçırıldı. Schliemann, Troas topraklarınca lanetlendi.

Çünkü Troya kimsenin değildi. Sadece ve sadece Bin Pınarlı İda’ya aitti...

Günümüzde diplomatik çalışmalar sürmeye devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında Troya’nın hazineleri kendi topraklarına gelmek için can atıyor.

Geçmişin anıları olmadan Troas topraklarının bir yanı daima eksik kalacaktır. Troya’nın 10’uncu katmanının tamamlanabilmesi içinde gerekli olan onun bağrından kopan kültürel mirasın kendisidir.

Ve bu durum sadece Troya için de geçerli değildir. Bulunan her bir eser; her bir kültürel kalıntı bulunduğu coğrafyada muhafaza edilmelidir. Muhafaza sürecinde de en az hasar ile en uygun fizilsek koşul yaratılarak, tahrip olmas engellenmelidir.

Eserlerin, buluntuların bulunduğu topraklara en yanın müze; onların yeni evi olmalıdır. Tarihi, kültürel eserin en anlaşılacağı yer; bu alandan başka bir yer olamaz.

Eseri çıkartan, o eserin sahibi değildir. Eserin çıktığı topraklar; o eserin sahibidir. Troya eserlerinin evi Bin Pınarlı İda’nın topraklarından başkası olamaz…

Troya’nın 10’uncu katmanı da o eserler, yeniden Türkiye’ye değil; Çanakkale’ye, Troas Bölgesi’ne yani Troya Müzesi’ne gelmedikçe tamamlanamaz.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.