SON DAKİKA
Hava Durumu

SON 5 GEMİ (27.10.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2021 09:37

Kötü olaylardan kaçmak, hiç de zor değildir.

Gözleri kapatmak yeterli.

Ya da at gözlükleri…

At gözlükleri takmak yeterli olur.

Peki at gözlükleri nasıl kullanılır? Acı çığlıkların geldiği yön belirlenir. Acı yakarış, umutlu bekleyiş, korkunun bulunduğu bölge belirlenir. Ve kafa hafifçe sağa ya da sola dönderilir. Acının bulunduğu yön, at gözlüklerinin menziline girer.

Kaçan insanın göz bebeklerinin menziline ise; neşe, hayat, kendi yaşamı dolar.

Sadece kendini düşünür.

***

Türkiye toplumunda, Anadolu topraklarında, Trakya’da daima şu anlayış vardır oysaki… Ya da vardı…

AZDAN AZ, ÇOKTAN ÇOK.

Ama bir söz daha var, söylediğim.

İnsan acısı acısına denk düşeni severmiş. Acısı çok, ekmeği az olan; ekmeği az olanın halinden daha iyi anlarmış. Bilirmiş o kederi. O acıyı. Hüznü. Yalnızlığı…

Bilirmiş.

Bilmekle de kalmaz, daha azını da gördüğü için elindeki iki lokma ekmeyi böler, yaşama katık edermiş. İnsan işte… İnsan.

ÇOK olan da Az olanın ekmeğine göz dikermiş. ÇOK’un çoğu çok olurmuş. AZ’ın azı da azalar dururmuş.

Bazı ÇOK’larda öylece dururmuş. Ne AZ’a bakar ne de ÇOK’la muhatap olurmuş. Standartta yaşarmış. Ama işleri onun için yine de kolay olurmuş.

Şimdi asıl mesele cebindekini vicdanla pay etmekte. Elbette her şey böyle çözülür mü? Çözülmez…. Buna gerek kalmalı mı? Elbette bu olmamalı.

Sağlık ‘harcamalarının’ paralı olduğu bu dünyada en azından birkaç kişiye destek olmak ne kadar önemli…  

Tedavisi bulunan ama binlerce dolarlık tedavi ilaç.

***

Bizim meselemiz Ahmet Alp. Sadece o mu? Ahmet Alp ve niceleri.

Herkes cebindeki paraya bir bakınsın.

Kampanya gönüllüleri de öyle yaptı. Bir kısmı param yok dedi. Ahmet Alp için verebilecek banknotum yok dedi. ‘Yüreğimi vermeye hazırım ama’ dedi ve koyuldu işe. Kimisi dedi ki benim vaktim var. Evim ve işim. İş ve uyku arasındaki zamanı böler koyarım Ahmet Alp’in kumbarasına. Kimisi de ki ‘Ben ses olurum. Yayınlar yaparız. Konuklar alırız’ dedi. Kumbara içinde bir birine çarpan bozuklukların sesi oldu.

Kimisi de dedi ki, ‘Benim ellerim var. Patikler örerim, kıyafetler veririm.’ Patiklerle yürekler ısındı.

Yürekler ısındı.

Ahmet Alp bebek, umuda koşmaya başladı.

Ama bitti mi? Bitiyor mu?

Bitmek üzere. Ama son bir gayret. Ekonominin bu kötü gidişatında her şeyin çok pahalı, güç yetmez halde olduğu şu günlerde paylaşacak katık ekmeklerimiz var. Ama sözüm AZ’dan azlara değil.

ÇOK’tan çok olması gerekenlere.

At gözlükleri takanlara. Çevrelerinde olan bitenlere sessiz kalanlara. Hayatları en mümkün mertebe yolunda gidenlere, acıları daha kolay çözebilenlere.

Bakın kış geldi.

Atın gözlükleri.

Ahmet Alp Bebek için son 5 gemi.

Son gemi ile Ahmet Alp’i tedaviye yollayacağız. Ahmet Alp, o gemi ile umut ile, birlikte başarabileceğimizin dayanılmaz inancı ile geri gelecek. Tedavisinin ardından başka bebeklere destek ve umut olmak için gelecek.

Biz de başka gemileri suya bırakmak için çalışıp, çabalayacağız. Ücretsiz, herkesin her zaman ulaşabileceği, herkese eşit, nitelikli sağlık hizmetlerinin olması umudu ile tüm bunlar için de canla başla mücadele ederek, başka gemileri suya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.