SON DAKİKA
Hava Durumu

Şaka mı şeker mi? (31.10.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 31.10.2021 09:14

Kimimiz bu durumdan fazlasıyla şikayetçi olduğu gibi kimimiz de bu yeni kültürü fazlasıyla benimsedik.

İki açıdan da yüzeysel olarak bir iki kelam edelim.

İlk Açısı olarak; Cadılar Bayramı Türkiye toplumlarının kültürüne yakın olmadığı gerekçesiyle çok kabul görmüyor, kabul görülmek istenmiyor diyebiliriz. Sokaklarda, cadı kostümü giyinen bir dolu insan geziniyor. Gündüz işlerinde güçlerinde olan insanlar, geceye renkli ve parlak kostümlerle; hortlaklar, cadılar, vampirler, kurt adamlar, periler gibi dolaşıyor… Pagan inanıştan gelen bir dolu sembol ve karakter benimsenmiyor. Bir de üst çatı olarak kültür emperyalizmi denilerek, 31 EKİM TAŞLANIYOR.

Bu kadarla da yetinilmiyor. Sokakta eğlenen insanlar hor görülüp, kendi kültürümüzün dışında bir iş yapıldığı için dışlanıyor. Batının en kötü huyları alındığı iddia edilirken, 31 Ekim’in pagan ritüelleri de çok sayılmıyor. Her geçen yıl daha çok kutlanan Cadılar Bayramı, toplumu korkuttuğu için herkes cephe aldığı gibi, Cadılar Bayramını kutlayanlarda, kültürel yozlaşmadan korkanlardan korkuyor. Başlarına bir şey gelir mi endişesi hakim. Çünkü farklı olan dışlanır…

*

İkinci açısı ise, işlerinde güçlerinde olan insanlar hummalı hazırlıkların ardından Cadılar Bayramı konseptli partiler düzenliyor. Cadılar Bayramının olmazsa olmazı bal kabakları oyuluyor, bunun için çeşitli kurslar veriliyor, cadılar bayramı sofraları kuruluyor. Sadece ‘barlarda’ kutlanıldığı düşünülse de aslında insanlar, Cadılar Bayramında birçok alanda kutlama yapmaya başlamış durumda.

Kıyafetler, makyajlar, çocuk kostümleri, bal kabakları, örümcekler, pelerinler… Işıltılı düşünceler eşliğinde işleniyor. Renklerin cümbüşü bir araya geliyor. Yılın 365 günü boyunca soluk olan, soluk kullanmamız gereken renklerin aksine diğer önemli gün ve haftalarda olduğu gibi bugünde ‘Renklerin cümbüşü’ hakim oluyor.

Özel günler dışında giyinmeye, kuşanmaya çekinen insanlar, böylesine özel günlerde; hazırlıklarına hazırlık katıyor. Dini ve resmi bayramlarda nasıl şık ve şıkır şıkır giyiniliyorsa, düğünlerde ve törenlerde nasıl kıyafetlere ve makyaja önem veriliyorsa; Cadılar Bayramında da bir kesim insan bu şekilde davranıyor.

***

Her insan farklı bir özel günde kendini bulduğu gibi Cadılar Bayramında düş dünyasındaki hayali canlandırmaya çalışıyor. Toplumun normlarından uzak ve onlara karşı bir duruş sergileniyor aslında. “İstediğimizi istediğimiz yer de giyinebiliriz… İstediğimiz kıyafeti, makyajı yapabiliriz. Sadece 1 günde olsa”

Gündelik hayatta, renkli bir taç takıp işe gelen biri hoş karşılanmaz mesela. Ya da fazla renkli kıyafetler giyen biri, ‘STANDART’ ların dışına çıkan yani toplumsal normların dışına çıkan biri kabul görülmez.

Yaşarken insanın içindekini yansıtması önemli değil mi? Yaşamın anlamı birazda bu değil mi? Kendi sınırlarını ve insanların sınırlarını yani özgürlük alanlarını anlayarak ve saygı duyarak hareket ettiğimiz sürece buna kim nasıl engel olabilir? Ya da engel olmalı mı?

Bir günlüğüne denizkızı da olabilir insan, doğanın tanrıçası Seelie kraliçesi de. Tinkerbell’de, drag queen’de hortlak ya da orman cini de…

Hayal dünyalarından çıkan, korkulardan ve koruyucu olsun diye akıllardan var edilen her bir mitolojik canlı aslında bizim akıllarımızda. Korkacağımız hiçbir şey yok. Kültürel yozlaşmayla da ilişkili değil. On binlerce yıl, toplumların birbirlerinden öğrendikleri, birbirleriyle etkileşim halinde olduğunu ve gelişerek, değişerek, evirterek bugüne geldiğimizi düşündüğümüzde; kültürün (özellikle teknoloji çağında) bugünde canlı, değişken ve etkileşim halinde olduğuna şaşırmamamız gerekir.

Kaldı ki bende hortlaklara, vampirlere ve cadılara inanıyorum. Hepsi aramızda.

Sevilen dizi ‘Leyla ile Mecnun’un 54’üncü bölümünde vampirlerle yaşanan olayların ardından bölümün sonunda televizyon spikeri şu sözleri sarf ediyor, “PEKİ DÜNYADA VAMPİRLİK SONLANDI DİYE BİLİR MİYİZ? HALA KANLA BESLENEN ÜLKELER OLDUĞU SÜRECE UNU SÖYLEMEK PEK MÜMKÜN OLMASA GEREK”

Asıl hortlaklar aramızda. Kültürel yozlaşmayı var eden, inanı insana yabancılaştıranlara hep birlikte soralım, “ŞAKA MI ŞEKER Mİ?”

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.