SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Posta teşkilatı I (28.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 28.08.2021 10:58

Günümüzde birçok iletişim aracı olsa da posta usulü güncelliğini korumaya devam ediyor ve edecektir. Teknolojinin gelişmesi ve pandeminin etkisi ile ‘posta’ denildiğinde her ne kadar online alışveriş gelse de; posta sistemi bunlardan bağımız bir iletişim ağıdır.

Türkiye topraklarında ilk posta teşkilatı Osmanlı Devleti’nde II. Mahmut’un 1832 tarihli bir Hatt-ı Hümayûn ile bu konudaki görüş ve taleplerini Sadrazam Reşit Mehmet Paşa’ya bildirmesi ile ortaya çıkmış ve yolların güvenli olmaması gibi nedenlerle vazgeçilen sistem nihayetinde 1840 yılında uygulamaya geçmiştir.

Her daim posta uygulaması olsa da; sadece devlet erkanı değil, halkında rahatlıkla kullanabileceği sistemli bir sistemin temelleri bu şekilde atılmıştır.

23 Ekim 1840 tarihinde Posta Nezareti kuruşunun ardından Posta Nezareti ve İstanbul Postahanesi açıldığında yer olarak İstanbul’un Eminönü semtinde bulunan Yeni Cami avlusundaki Cizyehane dairesi seçilmiştir. Nedeni ne mi? Elbette ulaşım. Seçilen binanın şehrin merkezinde bulunması, ticaret merkezine ve sahile yakın olması sayesinde postanın en hızlı şekilde gitmesi amaçlanmıştır.

(Lojistik ve coğrafik konum dikkate alınmıştır)

***

Orta Asya’da başlayarak devam eden haberleşme geleneklerinden biri ise ‘ulak’ sistemi. Bu sistemde de Ulak adı verilen kişi, mektubu son sürat atıyla bir noktadan bir diğerine taşır. Burada önemli noktalardan biri; güzergahındaki kişilerin, ulağın ihtiyaçlarını karşılaması ve yolda ‘menzil’in bulunmasıdır. Bu sistem genellikle devletin önemli yazışmalarını içerir. Menzil han sayesinde hem at hem de ulak dinlenir ve bir ihtiyacı varsa giderir. Ulağın sağlığı, postanın gideceği yere güvende ulaşmasının paralelliği tartışılmazdır.

***

Başka bir deyişle; postanın var olduğu kentten gideceği yere en hızlı ve güvenle ulaşması için dönemin insanları, koşulları zorlamış ve ellerinden geleni yapmışlardır.

İlk dönem gönderilen postaların çok çok büyük bir kısmı devlete ait özel yazışmalardır. Bu yazışmaların, gitmesi istenilen yere sağ salim ulaşması ve en kısa sürede gitmek için güzergah belirlendikten sonra güzergah güvenli alana çevrilmiştir.

Devlet yazışmaları ile başlayan posta uygulamaları, göçler gibi nedenlerle halk arasında da yaygınlaşmış ve ihtiyaç beraberinde posta teşkilatlarının kurulmasını, telgraf ve telefon hizmetlerinin yaygınlaşması gibi süreçleri de beraberinde getirmiştir.

Günümüzde her ne kadar teknolojik araç gereçler sıklıkla tercih edildiği için posta hizmetleri gözden kaçsa da varlığını insanlık tarihi boyunca sürdürecek hizmetlerden biri olması da kaçınılmazdır. Saçma gelebilir. Teknoloji her şeyin önünde duruyor gibi gözükebilir…

Peki, neden aksini iddia ediyorum? Manuel postanın her koşulda kullanılacağını söylüyorum?

***

Kare kodların, maillerin, sosyal medyanın hüküm sürdüğünü düşünenler için de bir minik hatırlatma; elektrik ve internet olmazsa, haberden ve sevdiklerinizden yoksun olursunuz. Ve her köyde ve kasaba da elektrik ve internet yok(!) Zorlu hava şartlarında ise teknolojik aletlerin kullanılması neredeyse imkansız hale geliyor. Geriye sadece kağıt ve kalem kalıyor.

Mektubunuzdaki satırlar fiber saldırıya uğramıyor, beklediğiniz resmi evrak, tebligat ıslak imzalı olarak yani sahte olma ihtimali ortadan kalkıyor.

Tarih boyunca manuel postanın, posta teşkilatının varlığını sürdüreceğini söylemenin nedenini de kabaca anlatacak olursam; Öncelikle geçtiğimiz günlerde yaşanan afetleri düşünün. Kimse haber alamadı. Depremler sonrasında, sel, yangın gibi afetler sonrasında bu yaşanır. Herkes birbiriyle iletişime geçmek için telefonlara saldırır. Şebekeler çöker. Ya da fiber bir saldırıyı düşünün…

Posta teşkilatı bunlardan etkilenmez.

Ama posta sistemi fiber saldırıdan etkilenmez. Kamyonda olan mektupları, tebligatlar a noktasından b noktasına taşır. B noktasında elektrik yoksa bile posta ulaşır. Orada, alıcısını bekler.

Son dönemde fiber saldırı ve teknik arıza kelimelerini sıklıkla duyar olduk. Teknik bir aksaklık nedeniyle çözülemeyen sorunlar, bazı banka hesaplarının karışıklığını yaşadık. Neredeyse her hafta bir sosyal medya platformunda yaşanan aksaklıkla; sosyal medya hesaplarımıza dahi erişemiyoruz.

Peki posta bunlardan etkilenir mi?

Telgraf bundan etkilenir mi?

180 yıldır, iletişimimizi sağlayan bunun için emek veren posta teşkilatımız PTT’ye teşekkürü bir borç biliriz.