SON DAKİKA
Hava Durumu

Kıskaçlar Arasında (13.11.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 13.11.2021 09:11

Neresinden bakılması gerektiğine dair çok fazla tartışma dönüp dolaşıyor. En net olarak bildiğimiz gerçek ise, kanlı ve vahşet dolu şiddetin gerçek olduğu…

Peki, kim bu şiddete maruz kalıyor?

Hepimiz.

Güçsüz olduğu düşünülen herkes güçlü olduğuna inananlar tarafından; baskıya, şiddete, kaç ve vahşete maruz bırakılıyor. Acı derinde… Acı çok keskin.

Doğada bir kanun var ya hani, kanun olduğuna inanılan bir inanış; Büyük balık küçük balığı yer…

Sahi öyle mi?

Küçük balıklar bir araya gelip büyük balığı alt edebilir mi?

Bilmem kaç tarihinden bu yana satılmayan bir silah satılabiliniyor mesela. Yasal olmak zorunda da değil. Yasa dışı şekilde ateşli silahlar yakalanıyor. Emniyet haberlerinde sıklıkla görüyoruz. Deniliyor ki şu kadar ruhsatsız silah ele geçirildi, sahte evrak bulundu, uyuşturucu madde imha edildi…

Balıklar arasında bir ton yasadışı madde, cisim bulunuyor yani.

Küçük balık ve büyük balıkların kavgasında, azınlığın hakkı nerede? Azınlığın hakkı aslında büyük balıkların hakkı mı?

Ya da kendini dev aynasında görenlerin hakkı küçük balıkları yok etmek mi?

Küçük balık büyük balık meselesi değil. Mesele balıkların yaşama hakkı.

Balıkların, bir arada huzurla, kaygısızca yaşama hakkı.

Ülke ve dünya gündemi o kadar büyük bir kaosta kabus görüyor ki… Yaşamın gerçekliği ve düş dünyasının karanlığı arasındaki o ince perde kalkıyor…

Her şeyin nedeni psikolojik mi?

Evet.

Psikolojik.

Ama burada da asıl mesele bu psikoloji denilen kelimenin elem olması. Yani üzüntü, acı, dert, keder ve ıstırap dolu olması. Daha da doğrusu elem olmasına yol açan dinamiklerin daima canlılığının korunması.

Hiçbir normalitesi olmayan vahşeti nasıl açıklayacaklar bilmiyorum. Bundan 50 sene 100 sene sonra, günümüz dünyasının sosyolojisini anlamaya çalışan yorumlamaya çalışan insanlar nasıl tanımlayacak…

Günlük yaşamımız her geçen gün daha derin bir kabusa dönüşürken daha hızlı şekilde psikolojimizin denklerimi bozuluyor. Dünya genelinde covid-19 pandemisi patlak verdiği günden bu yana bu bozulma her toplumda kendini canla başla, şiddet ve kanla gösteriyor.

 

Dünyanın ilk kez karşılaştığı, doğanın savaşında yeniliyoruz. Hem bedenen hem de ruhen… Her bir insan öldüğünde, hastalandığında yeniliyoruz. Tedavi ile aşı ile bu savaştan ‘barış’ ile çıkma hedefimiz var.

Ama toplumların kültürel değerleri ölüyor. Her bir toplumda, garip ve gureba dehşet haberleri okuyoruz. Kiminde samuray kılıcı, kiminde bir çizgi film kahramanının yüzü, kiminde bir film senaryosunu canlandırmak için katliam, kiminde süper güçlerden yoksun insanların yere, yüksek binalardan hızla çakılması…

Gerçek ve hayal arasındaki denklemler bozuluyor. Perdeler kalkıyor. Sanırım daha dikkatli olmanın zamanı.

Sadece pandemi de değil mesele… sosyal, kültürel ve ekonomik yoksunluk ve yoksulluk da bu kaos çorbasının paydaşı.

Büyük balıklar da küçük balıklar kadar yem.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.