SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Çocukla, çocuk olun!!!(18.11.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2021 09:01

Çocukla çocuk olmak biraz garip bir mesele.

İki bakış açısı sergiliyor yetişkinler. ‘Çocukla çocuk olma’ diye uyarı niteliğinde. Kişinin, muhatap olduğu kişinin davranışları küçük davranışlar olarak görülür ve muhatap olunması istenmez. Muhatap olunan kişinin uygunsuz bir davranışı ‘çocuk’ davranışı olarak nitelendirilir. Ah keşke her yetişkin çocuk davranışı sergileyebilse…

Ama nerde…

Yetişkinler büyüklüklerinin altında küçükleri ezerken en çok kendileri eziliyorlar. ‘Çocukla çocuk olma’ diye uyarıda bulunurken; sen en doğrusun, karşındaki hatalı deniliyor. Deyim gereği çocuk kelimesi kullanılsa da karşıdaki muhatap olunan kişi yetişkin oluyor. Ve bu deyim ile aslında, çocukların kaale alınmaması gibi bir algı da oluşuyor.

Çocuğun uygun davranışı bilemeyeceği düşünülerek, hatalı veya olmaması gereken davranışı tanımlarken ‘çocuk’ kelimesi kullanılıyor.

Ne çare, bunu anlatmak zor mesele. Birkaç fırın ekmeğe daha ihtiyaç olabilir.

Çocuklar, en güzelini bilir ve yaşar. Davranış biçimleri sadece ve yalıtılmıştır.

Çocukla çocuk olmanın keyfine varanlar aramız da mı? Çünkü, çocuk olmayı, yetişken başarabilmek, oyunun en zor ve meşakkatli zamanı belki de. Unutulmuş hatıralar, oyunlar…

Aslında neler neler öğreniyoruz çocuklardan…

Çocuklar anda kalır. Ne dün ne de yarın vardır onlar için. Zamanın keyfini çıkartırken yaşamın tüm sırrını, o anda bulurlar. Zaman yoktur. Sadece şimdi vardır ve her şey o andadır. Yaşanılan anda… Yapılan her aktiviteden bu nedenle büyük keyif alırlar. Anın ne kadar anlamlı olduğunu sadece çocuklar ve çocukla çocuk olmayı başarabilenler anlar…

Her şey ama her şey çocuklar için çok yenidir.

Keşifler dolu bir diyardır dünya. Minik bir parkta, sizin asla fark edemeyeceğiniz detaylarda gizemler yakalayan çocukları, onların büyük keşfini ancak; çocukla çocuk olarak anlayabilirsiniz.

Yağmurun yağışı, karın yeryüzü ile buluşması, köpeğin havlaması ve kedinin kendilerini sevdirmekle için gurlaması… Hepsi onlar için biricik ve muhteşemdir.

Merak geliştirir ya insanı, merak çocukların hayal dünyasının yapı taşıdır. Meraklanan çocuk coşkuludur. Merak ettiği şeyden biraz ürperse de içi, ona dokunmalı, koklamalı hatta bazen tatmalıdır. Şanslı yetişkinler, yeni bir şeyi keşfetmeden önce; çocuğun merak duygusunu içinde hissedebilir. Henüz içindeki çocuğu öldürmeyen yetişkinler.

Henüz yeni yürümeyi öğrenmiş bir çocuk hayal edin. Bahçeye açılmış kapıda duruyor. Hava yumuşak ve kar yağıyor. Beyazla kaplanmış karların içinde turuncu burnu ile bir kardan insan; çocuğa el sallıyor. Çocuğun ona yönelişini düşünün.

Basamaktan korkarak indiğini, inerken hep bir gözünün kardan insanda olduğunu,  3 santimlik bir basamağı oturarak indiğini düşünün. Basamak mesafesinin büyük olmasının kendisini korkuttuğunu ama kardan insana gitmek için büyük bir cesaret ve merakla dolu olduğunu düşünün.

Çocuğun aklında kardan insanın hayalini, bu hayalin ona getirdiklerini düşleyin. Minik ellerin, kardan insanın elini tutmasını… Hep sıcak olan canlı bedenlerine inat, kardan insanın aslında garip bir şekilde soğuk olduğunu keşfetmesini…

Yeniden, bir şeye heyecanla, merakla koştuğunuzu ve yeni bir keşif yatığınızı düşünün. Bir şeyi ilk defa deneyimlediğinizi, sizde bıraktığı duyguyu düşünün…

Çocukla, çocuk olun!!!