SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri / Telve Tanesi 1 (26.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 26.07.2021 09:58

Günlerin ve gecelerin bir ayrımı vardı. Işık

İyinin ve kötünün arasında da bir fark…

Suyla şarap arasında, çayla kahve arasında…

Ama hiçbir fark bir ayrım değil. Ondan da öte bir bağlamdır. Biri diğerinin olmadığı yeri tamamlar.

Bilgelik Ağacı bu durumu, ‘Doğa açıkları sevmez. Tamamlar. Su varsa toprak gelir. Can bulur doğa. Ateş varsa, ışık gelir aydınlar dünya. Ses varsa kelime olur anlatır evreni’ der.

İnsanları tamamlayan şeylerden biri de kahvedir. Bizim toplumumuzda yaygın olarak içildiği gibi.

Küçük bir cezvede, minik bir bardağa doldurulan, telvesinin erimediği; aksine orada kara kara beklediği Türk Kahvesi. Geleceğin bilinmezliğini yüklediğimiz; bardağın dibinde kalan Türk Kahvesi…,

Geleceğin olanca merakı ve umudunu taşıyan fincanlar birer birer ters çevrilir. Dilekler dilenir. Temenniler… Pagan bir ritüeldir başlangıcı aslında. Fincanın ters dönmesi, sesin kelime olduğu zamandır. Ses kelime olur. En az iki ses birleşir.

Dost meclisinde en azından iki sesin sahibi yan yanadır.

Cezvenin ocağa konulduğunda; alevin dertleri yakması; suya ve kahveye lezzet vermesi beklenir…

En çok kömür ateşinde yapılması makbul olan Türk Kahvesi, kara telvesine kederi de çeker dertleri de… Tam o anda başlar. Sözlerin kelimelere dönüştüğü an da tam o andır.

Kederi, acıyı, mutsuzluğu içine çeken kara telve; kadim suyla temizlenir. Açılır ve paklanır. Mistik bir enerji ile geleceğe kapı açar. En azından, kahvenin dostları bunu temenni eder.

Kahveler, fincana konur. Bazı yörelerde; mesela Hatay’da ince bellidir kahvenin özü. İnce belli çay bardağında; telve tüm gerçekliği ile gözükür. Suyun ve telvenin; kederi nasıl hapsettiği derinden izlenir.

Dostun kelimeye dönüşen sesi de öyle… Karanlığı yarar. Derde ortak olur…

Dost meclisinde sadece kederli günlerde mi kahve içilir?

Mutlulukta, aşkta, sevinçte, acıda ve kederde…

Söze bir anlam katmaya gelmiştir. Ya da söz kahveye anlam katmaya…

Tam biraz daha derin konulara gelecek iken; ‘Hadi bir kahve yapalım’ diye duyarsınız.

Kahvenin gölgesi çoktan cezvenin içinde; köpürmeyi beklemektedir.

Kahvenin kokusu, derdi dindirdiği gibi neşeyi de etrafa saçar. Kokusuna ve gölgesine tutunan iyi duygular; odalara, pencereden dışarıya, gökyüzüne ulaşır. Kahvenin kokusu da koruyucudur.

Hep derler ya; ‘Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır’ diye… Vardır.. Sadece hatır mı?

40 yıl hatırı vardır. 40 katır yolu vardır. 40 kelam sözü vardır. 40 soluk nefesi vardır.

40 can alacağı 40 can vereceği vardır.

Bir kahvenin 40 hayvanı, 40 hayvanın 40 yavrusu, 40 yavrunun içtiği 40 deresi vardır.

Her bir canlı için 40 destanı vardır.

40 da sessizliği.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.