SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bilgelik Ağacının Kökleri / Sesler ve hışırtı (16.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 16.06.2021 10:19

Her gece aynısı oluyordu. Bilinmeyen geçmişin zamanında, yeryüzü bomboştu… Siyah bir pelerin tüm gerçeklerin üzerine örtülüyordu. Aksi asla olmuyordu.

Sadece yıldızlar vardı.

Gökyüzüne bakmadığınız zaman hiçlik içindeydi dünya… Ama muazzam bir hiçlik… Gökyüzündeki yıldızların parlaklığı bambaşkaydı. Galaksiler, Venüs hatta bazen Satürn bile gözükürdü.

Ama bunlarında ötesinde, gezegen sessizleşirdi. Neredeyse hiç ses olmazdı. Bazen yanakları okşayan rüzgar bazen ağaçları yıkacak kadar kuvvetli kasırgalar olurdu.

Denizlerin ve ırmakların dalgaları…

Ama başka ses olmazdı.

Gecenin en karanlığında ufuktan güneş kendini ışınları ile göstermeye başladığında ise yeryüzü bir anda canlanırdı. Renkler gölgeli gölgeli ortaya çıkmaya başlardı. Her şey cıvıl cıvıl olurdu.

O zifiri karanlık gecelerin birinde de aynı böyle olmuştu. Bir anda, güneşin ilk öptüğü kuş, cıvıldamaya başladı.

Sonra diğer kuşlar eşlik etti. Gökyüzünde dans etmeye başladılar. Yeryüzünde bu sesle uyanmaya başlayan canlılar, o kuşların sadece gölgeden ibaret olacağını düşündü. Uyku sersemliği azaldığında ise işler değişti. Kuşların dansları diğer canlıları da etkilemeye başladı.

En sonunda da bu cümbüşün içinde Bilgelik Ağacı uyandı. Uykusunda bu cıvıltı seslerini duyduğu için rüyaları da bahara dönmüştü.

Hemen dallarını hareket ettirmeye başladı. Yaprakların hışırtıları, dalların çatırdamaları kuş seslerine eşlik etti. Bu ritme ırmaklarda eşlik etti.

Irmaklar öyle gür aktı ki kimi zaman, coştukça coştular. Öyle derin ve narin aktılar ki imi zaman… Huzura erdiler.

Dünya gezegeni asla bitmeyecek olan müziği böyle sürdü. Geceleri aslında bir duraklama anıydı.

***

Bilgelik Ağacı der ki, ‘Ortak olun hayata. Sesle, müzikle… Müzik yapın. Dans edin. Dinleyin. Şarkı söyleyin. Başka türlüsü mümkün mü? Başka türlü insan yaşadığını nasıl anlar? Zifiri karanlıkları atın. Biliyorum. Öyle kolay da değil. Ama zorlayın. En karanlık zamanlarda bile müzik vardı. Acı ile çalar enstrümanlar. Ama müzik hep var. Kalp atışımızın ritmine göre hareket eden o seslerin ritmik uyumu olmazsa yaşadığımızı nasıl anlarız?’

Bilgelik Ağacının sesine tüm canlılar tüm varlıklar bin yıllardır kulak vermiştir. O ritmi kaçırmadan, hayatın akışına bir fark yeni bir nota bir lezzet katmışlardır.

İnsanlar hayat koşturmasından bazen dans etmeyi unutur. Ya da şarkı söylemeyi. Hatta dinlemeyi…

Kalplerinin içinde fikirlerinde daima bir müzik vardır ama. Kim ne hissediyorsa öyle bir müzik. Bazen ırmak coşkusunda, bazen ceylan heyecanında, bazen dal sesleri gibi yumuşak ve narin, bazen fırtına gibi sert. Ama müzik hep var.

Tek bir ses olsa dahi. Bilgelik ağacının tek bir yaprağının rüzgarda uçuş sesi olsa dahi…