SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri/Orman yangını (01.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 01.08.2021 10:41

Asıl olan ise, Bilgelik ağacının aslında tüm dünyayı kökleri ile sarmasıymış. Kimi mitolojilerde ‘Hayat Ağacı’ olarak bilinen bu ağaç, göğü dalları ile selamlarken, dünyanın topraklarını da kökleri ile tutarmış.

Yeşil gezegendeki tüm ağaçlar onun tohumları olmaktan büyük mutluluk duyuyormuş. Gel zaman git zaman, bu tohumlar büyümüş, serpilmiş…

Filizleri ağaç olmuş, orman olmuş.

Büyümüş, yaşlanmış.

Ölmeye mahkum olmuş.

Sıcak bir yaz gününde, güneşin bir kıvılcımı alev, alevin bir hali yangın olmuş. Kasıp kavurmuş.

Kuşlar, kangurular, geyikler evsiz, ocaksız kalmış. Sonra ne olacak diye düşünmeye başladıklarında da cevabı bulmuşlar. Yeniden ormanın yeşermesi, evlerine kavuşabilmek için tohum ekmeyi planlamışlar.

Bilgelik Ağacı, bunu duyduğunda onları durdurmuş. Bütün kuşlar, ona küsmüş. Hiç dinlemeden gitmişler. Bilgelik Ağacı da yağmur bulutlarına fısıldamış. Demiş ki onlara; ‘Gelin ve yağın toprağa. Bereketiniz aksın toprak ananın bağrına. Gelsin çiçeklerin özleri yeryüzüne, baş göstersin ağaçların ilk yeşillerin yeniden…’

 Zaman zamanı kovalamış. Zaman yazdan kaçmış. Güz olmuş, ama dökülememiş dallardan sarı sarı, yaprak yaprak…

Kış gelmiş. Yangının siyahı önce griye sonra karın beyazına bürünmüş. Zaman zamanı kovalamak istememiş. Bahar geldiğinde, karlar eridiğinde yeşili görememek, zamanı ürkütmüş. Bilgelik Ağacı gülümseyerek ona bir tohum vermiş.

Zaman tohumu saklamış ve baharı getirmiş. Yağan ilk yağmurlarla beraber, toprak ananın çehresi yeşille dolmuş. Tüm o ağaçların çocukları yeniden filizlenmiş. Çiçekler açmış. Büyümüş ve serpilmişler.

Ormanın yeniden uyandığını duyan kuşlar hemenceceik kanatlarını çırpmaya başlamış. Bilgelik Ağacının yanlarına vardıklarında, genç orman onları selamlamış.

Her şey çok yeni olsa da… Genç orman güçlü imiş.

***

Büyük yangın, Bilgelik Ağacının evreninde değil; bizim evrenimizde meydana geldi. Dünyanın dört bir yanı yangın yeri. Fidanlaşma çalışmaları başladı. Peki bu çalışmaları nasıl yapmalı?

 

 

 

Hacettepe Üniversitesi’nden Yangın Ekologu Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada “Aslında fidan dikimini nereye yaptığınıza bağlı” ifadelerini kullandı. Akdeniz ormanlarındaki çam ağaçları ve makilerin yangına karşı evrimleştiğini belirten Yangın Ekologu Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu'na göre amaç sadece ağaç dikmek değil ekosistemi korumaksa doğanın kendini yenileme kapasitesini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Peki kendini yenileme kapasitesi nedir? Bu süreçte ne yapılmamalıdır?

Tavşanoğlu’na ayrıca, “Amaç sadece ağaç dikmek değil ekosistemi korumaksa doğanın kendini yenileme kapasitesini göz önünde bulundurmak lazım” sözlerini de ekliyor.

Öncelikle, yangının gerçekleştiği ormanın yapısı incelenmeli ve yol haritası buradan çıkartılmalı. Sığ düşüncelerden sıyrılmalı.

Orman, 100 fidanın bir araya geldiği bir canlı evi değil, farklı canlı türlerinin bir arada yaşadığı biyo çeşitlilik alanı.

Yani, orman denildiğinde akla ilk gelen ağaç olsa da ormanlarda sadece ağaçların yaşadığı düşüncesini bir kenara bırakmalıyız. Uzmanların görüşlerini ve önerilerini ciddi bir şekilde dikkate alınarak hareket etmeliyiz.

Ormanın bulunduğu yere, canlılar için bir yer yapmak için ormana, doğaya yardım etmeliyiz. Doğa açıkları sevmez. Bir şekilde dolduracaktır. Doğanın ormanı doldurmasına izin vermeliyiz. Toprağı doldurabileceği, yerler bırakmalıyız. ‘Zaten yandı. Yeni ormanı falanca mevkide yapalım. Buraya başka bir şey yapabiliriz’ düşüncesinden uzaklaşmalıyız.

Öneriler ışığında orman canlıları için mücadele etmeliyiz. Doğa; bize rağmen ayakta durmaya çalışıyorken, bir köstekte biz olmamalıyız.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.