SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri /  Farklılık(14.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2021 10:48

O kadar uzamış ki… Başka dünyalardaki ağaçları bile görebiliyormuş… Hep başka diyarları merak ediyormuş. Onun gibi olan var mı? Kendisi gibi…

Düşünüp dururmuş…

Köklerinin bulunduğu topraklarda kendisi gibi yokmuş… Diğer ağaçların gövdesine benzemiyormuş… Gövdesi maviymiş. Kahverengi çizgilerin bulunduğu damarları varmış. Diğer ağaçlar da ona yabanıl gözlerle baktığı için çok üzülürmüş.

Bu nedenle uzamaya karar vermiş. Ne kadar uzarsa o kadar ihtimali olurmuş. Kendi gibi birilerini bulabilirmiş.

Buradaki ağaçların gövdelerinin renkleri hep kahverengiymiş.  Kendi gövdesinin rengini bir türlü anlayamamış. Neden böyle olduğunu…

Çok da bir önemi yokmuş aslında… Kendini kuş gibi hissediyormuş. Mavi diyarın eşsiz bir canlısı olarak.  Kimse kabullenemiyormuş çünkü.

 

Ağaç olduğunu inkar etmek istiyormuş. Neden diğer ağaçların onu dışladığını merak ediyor ve bununla mücadele edemediği her an biraz daha uzuyormuş. Dalları yeşillerle kaplı olan farklı ağaç bir gün bilgelik ağacını görmüş.

Bilgelik Ağacı ona hayran gözlerle bakakalmış. Bu kadar uzun ve muhteşem oluşuna… Farklı olması bir şey değiştirmemiş. O an rahatlamış mavi gövdeli ağaç.

Bilgelik Ağacı, ‘ Binlerce çocuğum var. On binlerce. Hepsinin kökü birbirine değer. Dalları arasında tek sınır gökyüzüdür. Ama sen sınırları da aşıyorsun… İyi ki arsın ve farklılığınla göz kamaştırıyorsun’

O ağacın dili farklı imiş. Her ağaç gibi toprağa, suya, güneşe ihtiyacı olsa da… Hayata farklı bakarak filizlenmiş. Doğasında başka bir yan olduğunu henüz tam kabullenemese de en azından diğer ağaçlar, Bilgelik Ağacının hayranlığından sonra fark etmiş.

***

İnsanlarda böyledir işte. Farklı olanı bir şekilde kendilerinden uzaklaştırdılar. Fiziksel ya da ruhsal farklılığın onlar için hiçbir önemi  yoktur. Herkesin ve her şeyin iletişim yöntemi farklıdır. Ağaç albino ya da otizmli  ya da down sendromlu olabilir. Ya da sadece ağaçtır. Çünkü kökleri vardır.,

Köklerinin olması yeterlidir. Sadece mavi gövdeli olduğu için, doğaya aykırı gibi gelebilir. Ama doğanın içindeki herkes ve her şey de doğanın içinde değil midir? Kötü örnekleri geri de bırakacak olursak, bir canlıya acıyan gözlerle bakmak neden? Ya da o canlının bizi anlamak zorunda bırakılması?

Çoğunluğun anlaşılmasındansa azınlığın anlaşılabilmesi farklılıkları ortadan kaldırmaz mı? Öze geri dönüşü sağlamaz mı?

Mavi gövdeli ağacın da kökleri var. Dalları var. Dalları olmasa, yeşil yaprakları olmasa da ağaç ağaçtır. İnsan da insan.

Rengi, DNA’sı, kokusu, çiçekleri, dili, elleri, gövdesi, saçları, köklerinin nasıl olduğuna bu kadar kafa yormaktansa onun özüne bakmak daha doğru değil mi?

Bilgelik Ağacı der ki, ‘Bakarken olanı görün. Olmayanı değil. Bakarken olanı görün. Görmek istediğinizi değil…’

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.