SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri/DAYANIŞMA (16.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 16.07.2021 09:52

Yardımlaşmanın/dayanışmanın nasıl bir anlamı vardı?

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde de yardımlaşmanın önemi bu kadar büyük müydü? Yardımlaşma ve dayanışma develer tellal, pireler berber iken de dünyaya hakim miydi?

Elbette hakimdi.

Kıran kırana geçen çatışmalara rağmen savaşlara rağmen yardımlaşma ve dayanışma ayakta durmayı başarıyordu.

Kimi yerde vaktinden geç geliyor ve çatışmanın sürekliliğe dönüşeceği konusunda tarafları korkutuyor olsa da…

Aslında, yardımlaşma ve dayanışma asla gelmiyordu. Hep oradaydı. Her çatışmada, savaşta, enkazda, doğal afette.

Ama azdı.

Bazen azdı.

Ama bir küçük dayanışma kırıntısı bile yetiyordu.

Bilgelik Ağacı, bunu tüm çiçeklerine göstermişti. Onlar dallara ve ağaçlara, ağaçlar kuşlara ve ormana… Orman ise bulutlara ve yağmura.

Evvel zamanın içindeki dayanışmanın yarattığı zincir, dayanışma zinciri şöyle gelişmişti;

Güneş ve dünya kavga etmişler ve bu kavgadan kuraklık meydana gelmişti. Kuraklık biraz o diyarda biraz başka diyarda hüküm sürüyordu. Kuraklık neredeyse, orada ölüm meydana geliyordu.

Çiçekler, bitkiler ve canlılar ölüyorlardı.               

Bilgelik Ağacı, gövdesindeki fazla suyu köklerine ve dallarına verdi. Kökleri çiçeklere kadar götürdü. Dallarındaki yapraklardan minik minik damlayan zerrecikler de, köklerin ulaşamayacağı çiçeklere ulaştı. Çiçekler canlanmaya başladığında ise fazla suları minicik kökleri ile ağaçlara vermişlerdi. Yeşeren ağaçlardaki tomurcuklar ise kuşların yemeği idi. Canlıların yaşamları kurtulmuştu. Ormanın ruhu aydınlanmıştı.

Daha cılız olan, daha güçsüz olan çiçekler ve bitkiler; diğerlerine daha az iletseler de sularından/ruhlarından; o minicik zerreler bile yaşamları kurtarmaya yetmişti. Ağaçlar, belirginleşen dalları ile çiçeklere gölgeler yapmışlardı.

Ormanın canlandığını gören yağmur bulutlarının da içi rahatlamıştı. Çünkü başka diyarlarda kuraklık devam ediyordu ve tek başına buna kadar susuzlukla/kıtıkla mücadele etmesi çok zordu.

Dayanışma, yaşamı yeniden doğurmuştu. Birlikte kuraklığa rağmen mücadele etmişlerdi

Azdan az, çoktan çok…

Şekli değişse de mücadelenin, dayanışma güçlendirir. Dayanışmanın içinde evvelcenin içinde saklı olan gizemler yatar. Dayanışmanın içinde yaşam vardır.

***

Peki, yazımızı somutlayacak olursak? Dayanışmayı nereye koyacağız? Birlikteliği, mücadeleyi?

Her yere. Her şeye. Her zamana…

Yaşam mücadelesi veren her bir canlı için. Ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide kalan her bir canlı için.

Kuş, kedi, inek, caretta caretta, uğur böceği, boz ayı, ipek böceği, keçi, köpek, palamut ağacı, dere boyu kavaklar, mısır koçanları, elma ağaçları, begonya, papatya, Acem borusu, eğrelti otları, kelebekler…

Hepsi için. Her birinin yaşam mücadelesi için dayanışmamız elzemdir. Ölüme karşı dimdik durmak için.  Bilgelik Ağacı böyle buyurur. Şimdi ise sıra bebekler için bir arada durma vakti.

Ahmet Alp bebek için mesela.

Her birine yardım edemeyiz belki. Ama evren dayanıma sayesinde, birlikte mücadele sayesinde her şeyin aşılabileceğini bize gösterdi. Sen dokunamazsan, senin menziline giren biri el uzatır.

Dayanışma güçlendirir. Dayanışma hayattır.

Şimdi de vakit Ahmet Alp bebek için bir arada olma vakti. Tedavisi için; Hayat yazıp 1735’ mesaj atarak destek olabilirsiniz.

Azdan az, çoktan çok.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.