SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri/Çocuk iletişimi (01.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 01.07.2021 09:35

İnsanlara anlatmaya başlamış.

Anlatmış, anlatmış… Nasıl ağaçların canlı olduğunu… İnsanlar anlamamış.

İnsanları, ağaçlardan birinin yanına götürmüş. Tesadüf bu ki, o ağaç da Bilgelik Ağacı imiş. Kırılmış dallarını ve gövdesindeki batla kesiklerini göstermiş.

Dallar, çürüyormuş… Yani kesilen parçası ölüyormuş. Balta izlerinden de reçine akıyormuş. Çocuk demiş ki, ‘Bunlar ağacın göz yaşları…’

Bazı insanlar inanmış, bazıları inanmamış…

Çocuk, ağacı sevmeye ona bakmaya başlamış. Bilgelik Ağacı da düşünceli davranışlar için ona en güzel yemişlerinden veriyor, en güzel çiçeklerini ona armağan ediyormuş…

Çocuk yanına geldiğinde, çiçeklerinin rengini değiştirmesi, daha çok koku vermesi, dalları ve sarmaşıklarıyla ona dokunması, Bilgelik Ağacının diliymiş.

Bunu başlarda, o çocuk öncülüğünde diğer çocuklar öğrenmiş. Sonra insanların bazıları…

Mevsimler değişmiş. Çocuk, büyüklerden zarar görmeye başlamış. Dudaklarından tek kelime çıkmaz olmuş. Bilgelik Ağacı, ne istediğini anlamaya çalışmış ama başaramamış.

Sonra düşünmeye başlamış.

Çocuk, nasıl onu anladıysa, o da miniğinin sesini duymadan derdini anlayabilirmiş.

Hemen işe koyulmuş.

Çocuk, öncelikle Bilgelik ağacını günlerce, gecelerce izlemiş. Analiz etmiş. Bilgelik Ağacının dilini çözebilmek için renklerin anlamlarına bakmış. Ne zaman daha mutlu olsa; yapraklarındaki sarılar gidiyor, çiçekleri başka başka açıyor ve çiçek kokusu tüm dünyayı sarıyormuş. Mutluluğun renklerle bir ilgisi olduğunu anlamış. Üzüldüğünde ise daha solgun renkleri giyiniyormuş…

Çocuk, Bilgelik Ağacının yaprakları ve rüzgarın çıkarttığı ses ile yani müziğin ritmine göre, duygusunu, düşüncesini anlamış.

Bilgelik Ağacı, ne zaman insanlara dair umut beslese dallarını uzatır ve toprak ananın bağrına tohumlarını bırakırmış…

O kadar da zor değilmiş… Aynı lisanı konuşmadığı, ses gibi bir iletişimi olmayan bir canlı ile bağ kurmak.

İletişim ve dilin yegane felsefesi; anlamak, dinlemek, görmeye çalışmak, satır aralarını okumak. Dikkat etmek.

Bilgelik Ağacı o günden sonra demiş ki, ‘Sessiz hiçbir şey yoktur. Her şeyin bir dili vardır. Sesle olması gerekmez. Kişinin ve varlığın dili, onun iletişim biçimidir. Müzikle, resimle, komedi ile yürüyüş ile dans ile canlı kendini anlatabilir. Yok saymamak gerekir. Bana bunu bir çocuk öğretti. Çocuklardan öğrenin, iletişim kurmayı… Çocuk susar demeyin. Çocuk asla susmaz. Siz doğru dinlediğiniz sürece, onun sesini duyacaksınız. Çocukların resimlerinin analizini yapın. Mutlu çocukların genelde, yaz günü bacası tüten bir ev yaptığını, duvar olsa da evin içinden lambanın beyaz kağıdı sarı ışığı ile aydınlattığını unutmayın…’

Tüm çocukların gökkuşağı renkleriyle resim yapması dileği ile…

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.