SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bilgelik Ağacının Kökleri/Cırcır Böcekleri (02.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 02.08.2021 10:37

Zamanın da ötesinde, günümüz dünyasından antik evrenlere açılan kapılardan biriydi. Kelebekler, denizin dalgalarının ışıltısı, bu büyülü evrenin taç kapısını taşıyordu.

Gerçek dünyada her şey zordu. İş, ekmek kavgası, yaşam mücadelesi, hastalık ve salgınlarla girilen kavga, borçlar, faizler, orman yangınları, insanca yaşam mücadelesi vardı. Özgürlükler, en temel haklar için bile girilen kavgalar, acılar vardı. Daha yaşanılabilir bir dünya istenciyle düşler kuran, bu düşler için çabalayan, çalışan insanlar vardı.

Gerçek dünya hayli zordu. Kimi zaman keyifsiz ya da hep keyifsizdi.

Bütün bu kaygılardan sıyrılmak ise o kadar zordu ki…

Daha yaşanılabilir bir dünyanın mümkün olduğunu da su perilerinin, cırcır böceklerinin, kelebeklerin ve kuşların taşıdığı taç kapı hatırlatıyordu.

Kozmik bir bütünselliği olan kapının çevresinde olan insanlar, o dünyanın zamanın geleceğine olan inançlarını tazeliyordu.

Peki bu kapı ne vaat ediyordu? Doğayla kavgaya girmeden, dost olarak yaşamayı, eşit işe eşit ücreti, insanca yaşamayı, kaygısızlığı, eğitim ve sağlık gibi hakların ulaşılabilir olduğunu…

Dostluğu…

Bu taç kapılar insanlara da farklı suretlerde gözükürdü.

Kimi zaman, çocuk parkında salıncağı arkadaşına veren bir çocuğun gülümseyişinde kapı açılırdı.

Kimi zaman, suyunu minik bir kediyle paylaşan kadında gizliydi.

Ne zaman bu kapının insanlara yaklaşacağı anlaşılmazdı.

Ama alametleri de vardı.

Cırcır böcekleri mesela. Ağustos böceği olarak da bilinen, cırcır konuşup duran böcekler, insanlarca tembel hayvan olarak bilinir. Aslında, eşlerini bulmak için tüm gece boyunca ötüşür. Ve geri kalan sürede toprağın altında olan bu böcekler, başka bir şeyin mümkün olduğunu ifade eder.

Geceleri, sadece sevgililerine değil, yıldızlara da şarklılar söyler. Bilgelik Ağacının en sevdiği şarkılardan da biridir. Kendi gövdesine ne zaman bir Ağustos böceği yaklaşsa, sevgiyle dolar.

Gecenin karanlığında, karanlık dışında bir günün, güneşin varlığını hatırlatır.

Bu hatırlatma özellikle insanlara yöneliktir. Yukarıda bahsettiğimiz bütün kaygıları yaşayan insanlar, durup ince şeyleri düşünmez.

Ama ne zaman cırcır böceklerini duysa, onları görmek için başlarını kaldırır. Arar. Ve yıldızlar, yaşamın kaynaklarından birini, ışığı görür.

Cırcır böcekleri, taç kapıyı taşır.

Şarkılarında şu sözler gizlidir, ‘Ne zaman umutsuzluğa kapılırsan dur ve bekle. Dinle. Dinle. Dinle. En sessiz anda bile doğa senle konuşur. Şarkı söyler. Rüzgar yanaklarına dokunur. Yaşam devam eder. Dur ve dinle’

Bilgelik ağacı da aynı fikirdedir, ‘senden çok daha ufak canlıların döngüsüne bak. Hala devam ediyor. Dünya dönüyor. İlerlemiyor mu sanıyorsun? Aynı yörüngede mi sanıyorsun? Daha yaşanılabilir bir dünyanın en büyük taç kapısından geçeceği yere doğru ilerliyor. Ağaçlar, kuşlar, çocuklar ve kadınlar için onlarla beraber. Sen şimdilik inan ve sev. Dünya ile barış ve mücadele et. Doğanın sesine kulak ver ve doğadan af dile. Geçmiş ve şimdi için. Yarın için de mücadele et ki doğayı daha fazla incitme. Geceleri Cırcır böceklerini dinle. Ateş böceklerini ara. Onlar sana doğru yolu gösterecektir’