SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacının Kökleri / Ağustos Böceği ve Karınca (30.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 30.07.2021 10:09

Bir varmış, bir yokmuş, zaman saman içinde develer helak içindeymiş.

Yaz günü, zamanın kumları çöllerde, develer hörgüçlerinde yüklerle yollardaymış.

Özellikle Ağustos ayında, Ağustos böcekleri; dolaşır gezer, şarkı söyler dans ederlermiş. Hava sıcak, su soğuk olduğundan; su kenarlarını da pek severlermiş. Anlatılan fabla göre gününü gün eden Ağustos böceği tüm yazı coşku ile kutlamış. Kışın aç kalacağını ‘akıl edemeden’, dans edip müzik yapmış. Kışın ölü toprağı yeryüzünü kaplamadan, besteleyebildikleri kadar şarkı bestelerlermiş. Tüm gün keyif peşinde, biraz şarkı söyler biraz gezinen Ağustos böceklerinden biri diğer dostları gibi o sıcak havalarda kış için hazırlık yapmadan yaşamını sürdürmüş. Zaman geçmiş, beyaz kar örtüsü yeryüzünü kaplamış. Toprak ana uyumuş. Hava soğumuş. Sessizlik hakim olmuş. Yalnız da kalmış. Az da kalmış. Garipsemiş de kalmış. Yazın saltanatına karşı, kışın diktatörlüğü hüküm sürmüş. Gezinip, dolaşırken arkadaşlarını bulamayan Ağustos böceği acıkmaya da başlamış. Ama ne acıkma… Bin yıllardır karnını doyurmamışçasına acıkmış… Kış uykusundaki doğa da ona yardım edememiş. Ne erzak ne su… Yaz aylarında şarkı söyleyen ve gezinen ağustos böceği aç kalmış. Karınca kardeşin evine gitmiş.

Çalışkan karınca kardeş ise hızlıca karıncanın evine doğru yola koyulmuş ve kapısını çalmış. Yemek isteyecek ve Ağustos geldiğinde bunu ödeyeceğini söylemiş. Karınca kardeş biraz edalı edalı baktıktan sonra “Peki Ağustos Böceği! bütün yaz ne yaptın ki sen? Aklın neredeydi? Madem tüm yaz keyif yaptın, kışın da aynen devam et. Saz çal, şarkı söyle, bir de oyna” demiş. Kışın soğuk havasında donmak üzere aç ve susuz kalarak; karınca kardeşin ‘bugünün işini yarına bırakma’ nasihatini duymuş.

***

Fabl bu şekilde. Bilgelik Ağacı aslında bu fablın anlamında kaymalar meydana geldiğini ve böyle olmaması gerektiğini de biliyor.

Aslında Ağustos Böceği ile karıncanın arasında ne geçtiğini…

Hüzünlü karıncalara verilen görevleri…

Birde bu hikayeyi Bilgelik Ağacından öğrendiğimiz kadarı ile anlatalım.

Karınca kararınca; devasa büyüklükteki yuvalarını korumak için çalışırlar, yumurtalar ve beslenme için didinir dururlardı. Doğa çetindi. Hüzünlü olmalarının nedeni de yaz aylarının kısa geçmesiydi. Ve o yaz da hava o kadar sıcaktı ki… Karıncalardan biri dinlenmek için durduğunda diğerleri tarafından hayıflanıyorlardı. Sonunda, en sonunda Ağustos böceği onu gördü ve şarkısını söylemeye başladı. Tek amacı, karıncayı desteklemekti. Onun gücünü toplamasına yardım etmek. Karınca da o kadar mutlu olmuştu ki… Bedeninde, bacaklarında derman kalmasa da, azmi ve kararlılığı, umudu tazelenmişti. Yorularak ama pes etmeyerek yuvası için çalıştı durdu…

Ağustos böceği, kışı göremedi. Sevgili yumurtalarını toprağa gömdü. En son gittiği yer de Karıncanın yuvasıydı. Dostunu son kez görebilmek için yuvadan girdiği sırada yaşama gözlerini yumdu.

Bedenini de, o çetin kışta karıncalara vermiş oldu. Dostuna canını vermekten de öte, etini ve kanını verdi.

***

Fabllar doğrudur. Her bir hayvanın, canlının, toprağın, suyun ve havanın bir nedeni bir amacı vardır. Sadece her amacın da perde arkası. Başka bir yan veya yönü.

Ağustos böceğinin hakikati sevgidir. Aşktır. Mutluluktur. O doğaya anlam katar. Güç katar.

Yarın ki yazımızda da Ağustos böceğinin amacını anlatalım.

Ağustos böcekleri, kulağınıza doğanın şarkısını söylemeye devam etsin… Yolunuza yoldaş olabilecek, ruhuyla gönlünüzü şenlendirecek Ağustos Böcekleri bulmanız dileği ile.

 

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.