SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bilgelik Ağacı’nın Kökleri (20.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2021 10:03

Dalgaları aşan, fırtınalar arasından süzülerek gelen bir gemi vardı. Aylardan Mayıs senelerden 1919’du. Zamanın öfkesi, rüzgarların sırtına yüklenmiş, önüne gelen her şeyi yakmayı çalışıyordu.

Son yılların bütün acısını içinde barındıranrüzgar o kadar hiddetlenmişti ki… Artık önüne ne gelse ona karşı gibi geldiği için devirmeye çalışıyordu. Devirmeye, yıkmaya çalıştıkları arasında bir Vapur vardı. Bandırma Vapuru.

Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında Samsun’a çıkmak için mücadele eden vapur, güvertesinde bir fikir taşıyordu. Bir fitil. Bir çakmak.

Samsun’a zor bela vardı.

Vapurun için de bir tohum vardı. Bilgelik Ağacı’nın tohumlarından biri. Anadolu topraklarının acı içinde kıvrandığını hissetmişti. Bunun üzerine Bilgelik Ağacı biricik dostu, sevgilisi, yoldaşı, aşkı olan Anka Kuşu’na bir tohum emanet etti. Fikrin vapuruna koyması için…

Zamanın ötesinden gelen bu tohum Bandırma Vapuru ile yola koyuldu. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a vardı. Gemiden indi. Rüzgar onu öyle bir savurdu ki… Anadolu’nun en derin ve bereketli topraklarından birine düştü. Anka Kuşu’nun mucizevi gözyaşları ile ilk cansuyunu aldı.

Anadolu başka insanlar tarafından işgal edilmişti. Bu işgal toprakların acıdan çatlamasına sebep olmuş ve Bilgelik Ağacı’nın tohumu ile toprakların birlikte kalması hedeflenmişti. En azından Anka Kuşu ve BilgelikAğacı’nın hayali buydu.

Bandırma Vapuru’nun fikrinin ışığında gelecek umutlu günler diliyorlardı. Hürriyet ve barış dolu…

Fark ettiler ki insanlar irili ufaklı gruplar halinde kıvılcımlardı. Anadolu’nun dört bir yanında yanıyorlardı. İnce ve cılız.

Vapurun taşıdığı fikir ile birlikte hayal gerçek olacaktı. Bilgelik Ağacı’nın tohumlarının da yardımıyla…

Kentlerde, kasabalarda, eski başkentte mitingler düzenlendi. Hürriyet fikri bazen kulaktan kulağa bazen salonlarla bazen edebiyatla bazen de acı türkülerle yayıldı. Tohum Ankara’da yeşermişti.

Rüzgarın insanların acımasızlığı karşısında öfkeden deliye döndüğünü söylemiştim… Hikaye bu ya; rüzgar öfkesini dizginlediği söylenir. Ama hala aynı kuvvette hatta her geçen saniye daha da şiddetlenen korkutuculuktadır. Anadolu’nun dört bir yanındaki kıvılcımlar, hürriyet meşalesine döner. İnsanların yürekleri bir olur.

Korku, ölüm, açlık ve kıtlık gerçektir. Gerçekliği tartışılmaz. Ama bu duyguların yanında birlik, beraberlik, destek çok daha büyüktür. Hürriyet mücadelesi büyüdükçe büyür. Kıvılcımların doğurduğu ateş yakar, kasıp kavurur…

Çok ölüm olur. Çok kayıp… Tarihin bir daha istemeyeceği ölümler…

Sonunda o alev Ankara’ya kadar ulaşır. Bilgelik Ağacı’nın tohumun yeşerdiği topraklara kadar… Zaman artık bambaşkadır.

Filizlenen tohum Anadolu’nun Trakya’nın, Güneydoğu Anadolu’nun, Karadeniz’in kalbidir… O artık başkenttir.

Yeni devletin başkenti.

Bambaşka zorluklara göğüs gerecek olan yeni devletin yeni başkenti…

Samsun’da o tohumun karaya çıkması, rüzgarın kontrollü bir şekilde Anadolu’daki kıvılcımları aleve, yangına döndürmesi…

İlk adım. Hayallerin başlangıcı. Gerçeklerin aynası.

***

Gelecek gençlerdedir. Gençlerindir. O küçük kıvılcımlar ile yangına dönen, küllerinden yeniden doğan toprakların yanan ateşini gençler taşıyacaktır. Gençler, evvelin söylencelerini geleceğe taşıyacaktır. Daha ışıklı, parlak ve umut dolu olan geleceği görünmez halatlarla taşıyacaktır.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı bir kez daha kutlu olsun…

Bir kez daha Gençlik Haftası kutlu olsun.

Tüm gençlerin ışığının parlaması, gençlik ateşlerinin geleceği bugüne taşıması dileği ile… Bilim, sanat, edebiyat, resim, müzik, spor gençlerdedir…