SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bilgelik Ağacı’nın Kökleri (07.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2021 09:48

Zamanın ötesini yazmamızın nedeni, Bilgelik Ağacının tarihten de öte yaşamasıdır. Tarihin başladığı zamanlarda filizlenen tohum Bilgelik Ağacına dönüşmüştür.

Bin Pınarlı İda’nın kutsal topraklarında, Kaf Dağı’na gidilen gizli bir geçitte filizlenen Bilgelik Ağacının kökleri Kaf Dağı’na kadar uzanır.

Tarihin belki de ilk ağacı odur. Bunu kimse bilmez. Anlatılan efsanelerin büyük bir kısmında ilk ağaç olarak anlatılsa da yapılan resim tasvirlerinde, Bilgelik Ağacının çevresinde başka ağaçlar da resmedilmiştir.

İnsanların tarihi de aynı bu şekildedir.

Kim kimin oğlu ve kızı, kimin atası nereden gelmiş… Bunların hesabı uzun yazılarda belirtilir. Günümüzdeki yaşanmışlık sistemi elektronik aygıtlarla bütünleşerek çözülse de geçmişte ki izler çok daha farklıdır.

Tarihin de ötesinde ki anları kaydetmek bir o kadar da zordur.

Anka Kuşu, gözlerini karanlık ve aydınlığın doğduğu ilk anda açtığı için her şeyden haberdardır. Kime neyi sorması gerektiğini bilir. Ama Bilgelik Ağacı için aynı şey geçerli değildir. O da Anka Kuşu gibi karanlık ve aydınlığın tam ortasında doğmuştur. Ama Anka Kuşu gibi kanatları yoktur. Ve sadece minicik bir tohumdur.

Bu nedenle olan ve biteni sadece filizlendikten sonra öğrenmeye başlamıştır.

Tohum olduğu bin yıllar içinde de evrene dair fikri olsa da canlı ve kanlı şekilde görmesi ancak filizlendikten sonraya tarihlenir.

Tohum iken her bir dünyadan, gezdiği yerlerden haberler ALIR. Gezer dolaşır. Ama uzak diyarlara gitmesi bir hayli zordur.

Filizlendikten sonra, ilk filizlendiği yerle ilgili sorular sormaya başlar. Bin Pınarlı İda2nın sihirli mağarasında filizlenen Bilgelik Ağacı aslında bir geçitte filizlenmiştir. Yani Kaf Dağı topraklarında. Ama bir yanı da İda’da. Bu biraz karmaşık gelebilir. Ama hangi efsane karmaşık değildir ki? Hangi geçmiş, tek düzedir?

Bilgelik Ağacı da bunu bilir. Ve öğrenmeye başlar. Toprağa sorar.  Kimdir bu topraklarda uyuyan ve uyananlar? Kimler gelip geçmiştir?

İnsanlardan bahseder toprak. Hem en sevdiği canlılar olan hem de nefret ettiği insanlardan. Çocuklardan ve topluluklardan söz eder. Krallıklardan…

Kültürlerinden söz eder sonra. Nasıl kendi bağrından aldıkları çamur ile bir şeyler yaptıklarını. Can olan toprağa can verdiklerini.

Bilgelik Ağacına bazı insanlardan, insan krallardan bahseder. Bu krallardan bazılarının farklı özellikleri de vardır.

Aslında insandırlar. Ama ataları?

Ataları topraktır. Ataları tanrıçaların ve tanrıların da tanrısı Zeus’tur. Bin Pınarlı İda Dağıdır. İda’nın en görkemli ırmağıdır.

Tarihin tozlu sayfalarına karışan insan krallardan biri ile ilgili toprağın Bilgelik ağacına anlattıkları ise bambaşkadır.

Farklı bir çok hikaye. Havanın ve Güneşin anlattıkları da bambaşkadır…

Anka Kuşu’nun anlattıkları da…

Bilgelik Ağacı hayretle dinler. Kimdir bu?

Ama memnundur da… Bu sırrı düşünmek bile heyecan vericidir. Bu kral Dardanos’tan başkası değildir. Kentin, Poseidon’un denizini gören ilk krallığın ilk kentin kurucularından biridir.