SON DAKİKA
Hava Durumu

Bilgelik Ağacı’nın Çocukları (01.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 01.06.2021 09:50

Her bir gün yeni bir yaşam demekti. Her bir yaşam, yeni bir evren ve hikaye anlamına geliyordu. Gün denilen zaman dilimi içinde o kadar fazla şey barındırıyordu ki… Güneş ve ay dahi şaşkındı.

Bilgelik Ağacı da eski zamanlarda şaşırsa da şimdi alışmıştı. Ama bir rutin halinde mi sanıyorsunuz? Asla… Yeni bir şeyler doğacağına adı gibi emindi… Ama kestiremiyordu da… Bir şeyler var değişecek… Ama ne? Hangisi, kim, nerede, ne zaman….?

Bazen tek mutluluğu değişimin devam edeceği gerçeği oluyordu…

Her bir tohumu filizlenmeye çalışıyordu. Kolay değildi… Dikkat edilmesi lazımdı… Her biri yeni bir hikaye ve yeni bir yaşam için büyüyecekti…

Dallarının gökyüzüne ya da yeryüzüne değdiği yerlerde çiçekler açardı. Her bir çiçeğin rengi bambaşka olurdu… Her kıtada, her kara parçasında çiçekler farklılaşırdı. Ama sonuçta yanıydı hepsi… hepsi çiçekti…

Bazıları parlak, bazıları koyu renk… Sarı, yeşil, mor, beyaz, saydam… Siyah, turuncu… Hepsi bambaşka idi.

Renkleri ve kokuları ne olursa olsun, hepsi onun için birdi.

Dış görünüşlerinin bir önemi yoktu. Dillerinin de… Yani kokularının…

Hepsini sarar sarmalardı. Bazen kuşlara ve diğer ağaçlara emanet ederdi. Çünkü çiçekler savunmasızlardı. Kötü sarmaşık ve ağaçlar onlara zarar verebilirdi. Yapraklarını dökebilir, güneşten saklanmalarına sebep olabilirdi. Onları yaralayabilirlerdi.

Yapraklar düşüp çiçeğin tomurcuğu ortaya çıkmaya başladığında yeni meyveler ve yeni yeni yaşamların ilk döngüleri ortaya çıkacaktı… Tohumu da korumak gerekecekti. O filizlenecek, dallanıp budaklanacak ve büyüyüp serpilecekti. Bir çiçek bir ağaç olacaktı…

Ama tohumların başına bir şey gelmemeliydi. Ne susuzluğa dayanabilirlerdi ne fazla suya… Ya boğulurlardı ya da kururlardı…

Ölürlerdi… Ya da yara alır ve yaşamları boyunca bu yarayı taşırlardı… O yara ki hiçbir şeye benzemezdi. Bilgelik Ağacı bazen minik çiçeklerine ve tohumlarını tamamen koruyamazdı, yardım almasına rağmen… Kötülük çok, iyinin koruyucuları azdı…

Zaman dardı. Çocuk çoktu. Koruyucular az mıydı? Çok dikkatsiz miydi?

Bilgelik Ağacı insanlara da bunu anlatmaya çalıştı. Yaralı büyüyordu çocuklar… Yaralı ve kalbi kırık… En büyük acı da bu değil miydi? En masumlarımızın zarar görmesi. Yetişkinlerin hataları, yanlışları yalanları, sahtekarlıkları yüzünden zarar görmeleri… Yetişkinlerin egoları yüzünden zarar görmeleri… Yetişkinlerin bencillikleri yüzünden, iki yüzlülükleri yüzünden…

Yetişkinler yüzünden…

Yetişkinlerin kötü gözleri yüzünden.

Bilgelik Ağacı der ki, ‘Çiçekler ve çocuklar aynıdır. Biz yetişkinleri rüzgarlar deviremez. Ama onları meltem bile sürükleyebilir… Bebekler çiçekse, tohumlar çocuktur. Tohumunu korumayan bir ağaç sence yanında büyüyen bir fidan görebilir mi? Yaralı bir tohum ne kadar yeşil yaprak açar? Sulanmamış bir çiçek ne kadar canlı olabilir?’

Bilgelik Ağacı der ki,

‘Çiçekler sessizdir.

Çiçekler susar.

Sen susma’

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.