SON DAKİKA
Hava Durumu

Anka'nın Kız Kardeşleri 2

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2021 08:12

Gezegeni sarıp sarmalayan sisin tanımı olmayan kirli bir görünümü vardı. Hiçbir renk kendini yeteri kadar gösteremiyordu.

Sadece gezegendeki kadınlar bir araya geldiklerinde perde aralanıyor ve renkler canlanıyordu.

Kadınlar o kirli sisi bazen delip geçiyorlardı. Ama sadece bir araya geldiklerinde.

Sis o kadar kirli idi ki…

Kirli sisin içinde, zulüm vardı. Keder, gözyaşı. Kadın cinayetleri… Çocuk yaşta zorla evlilikler, erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen düşük ücretler, iş baskıları, tacizler, emzirme gibi doğal bir hakkın gaspı, ücretsiz doğum izni, kız çocuklarını okuldan almalar, kadınların diledikleri gibi giyinmelerinin engellenmesi, başörtü ön yargısı, saçları açık ön yargısı, saç rengi ön yargısı… Ama en çok da ölüm. Sisin içinde en çok da ölüm vardı.

Anka Kuşu, bu kirli sisi görüyor ve kadınların o güzel renklerinin ölümüne tanık oluyordu.

Bu satırlar yazılmaya başlandığı sıra da tüm dünyada ki kadınlar bir şekilde bir araya gelmişlerdi bile. Renklerin en canlı olduğu tarihi iliklerine kadar hissetmişlerdi.

Her 8 Mart’ta bir biçimde diğer tarihlere nazaran bir araya gelen kadınlar, dünya gezegeninde bambaşka bir ses, kimlik, renk katıyorlardı.

Bu satırlar yazılırken, pandemi nedeniyle Anka Kuşu’nun pek de anlamadığı internet üzerinden de olsa bir araya gelebilmişlerdi. Hem de tüm dünyada… Meydanlarda buluşmuşlardı. Toplantılar ve çeşitli organizasyonlar gerçekleştirmişlerdi. Hatta bu hafta boyunca sergiler, film ve tiyatro gösterimleri ile 8 Mart’ı kutlayacak ve yaşamını yitiren kadınları anmaya devam edeceklerdi.

Yaşam çok zordu. Ama kadınlar güzel. Kimisinin saçları kısa, uzun, kıvırcık, kel, mor, yeşil, başörtülü, dalgalı, tülbentli, düz, yazmalı… Hepsi güzeldi.

Bir araya geldiklerinde o kirli sisi aralayıp, dünyaya yeni bir soluk getiriyorlardı. Hepsinin inancı tamdı. Kadınların yaşadıkları zulümlerden sonra Anka Kuşu, tüylerinde en sevdiği renklerden biri olan, ışığın rengini sonsuza dek kaybetmişti. Anka’nın kız kardeşleri bir araya geldiklerinde o tüyün rengi yeniden olmaya başlardı.

Söylenceye göre, yaşam gezegeninde çok şey fazla çok şey de azdır. Az olan duygu ve fikirlerden biride eşitliktir. Kadınlar bir araya geldikçe, mavi gezegen dünya eşitlik çizgisine daha çok yaklaşıyordu.

Rivayete göre, insanları tanımlamaya gerek kalmadığı gün Anka Kuşu, o çok sevdiği ışığın rengine sahip tüylerine yeniden kavuşacak. İnsanlar o, bu, şu diyerek ötekileştirilmeyecek. Gezegende sadece, barış, sevgi, iyilik, eşitlik hakim olacak…

Düşünsenize, her kadın özgür ve mutlu. Her kadın isteğini yapıyor. Her kadın istediğini sevebiliyor, seçebiliyor…

8 Martlardan arta kalan hayalimiz yarım kalmayacak.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.