SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN AMACI 2

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2021 09:56

Evrenin ilk adımları her mitolojiye göre değişse de hepsinde bir ortak nokta vardı. Bizim hikayemizde de bu nedenle o ortak noktadan Anka Kuşu doğdu. O ortak nokta kabaca aydınlık ve karanlık diye tanımladığımız yerdi.

Anka Kuşu saf iyilik ya da saf kötülük değildi. O her şeydi.

Anka Kuşu, evrenin tamamına hakimdi. Gökyüzünde bir yıldız gibi her yeri, her şeyi, doğan her varlığı görüyordu. Dünya gezegenin bir arada kalabilmesi için kanatlarını gökyüzünde açarak, dünyayı sarıp sarmalıyordu.

Her alev alev yandığında küle dönüşüyor. O küllerin arasından kristal bir yumurta beliriyor ve yeniden doğuyordu. Anka Kuşu ateş oluyordu. Ateşi küllere, dönüşüyordu. Bu küller topraktı. Birden ortaya çıkan kristale alev alev yandığı sırada gözlerinden akan birkaç damla gözyaşı cansuyu oluyordu. Ve ilk nefesini alıyordu.

Yani dört elementin tam ortasında sonsuz bir döngü içindeydi.

Birde eşi vardı aslında.

Eşi de varlığın ve yokluğun tamamından parçalar taşıyordu içinde. Asla uçamıyordu. Aslında o da evrenin ilk doğanı olmalıydı. Ama o zaman evren eksik kalırdı. Olması gereken her şey olduktan sonra, dünya gezegeni döngüsüne başladığında, bir yağmur damlasını güneş öptü. Güneş ateşti. Doğan gökkuşağı toprağa sokuldu.

Toprakla 7 rengin buluştuğu yerden, içinde her şeyi barındıran bir tohum belirdi. Güneşin öptüğü yağmur damlası cansuyu oldu ve filizlendi. Bilgelik Ağacı çıktı ortaya. Bilgelik Ağacı, Anka Kuşu’nun eşiydi. Ondan binlerce sene sonra doğan.

Dünya gezegeni çok başka topraklardan oluşuyordu. Bu toprak parçalarının tamamı ise Bilgelik Ağacı’nın dünyaya serpiştirdiği tohumlardan çıkan ağaçların kökleriyle bir arada duruyordu.

Kökler, uçsuz bucaksız denizlere, suya, dağlara, volkanlara kadar uzanıyor, Anka Kuşu’da gök yüzündeki her bir kuştan her bir gezegenden haber alıyordu.

İkisinin uyumu dillere destandı. Bilgelik Ağacı ilk zeytin ağacıydı. Her şeyin ilki. Dünyayı sevgi içinde bir arada tutmaya başlayan ilk ağaçtı.

Söylenceye göre, Anka Kuşu ne zaman sevdiğini özlese ve Kaf Dağı’nın ardındaki ülkeye gidip onu göremezse, hemen toprağa otur ve onunla konuşmaya başlar.

Rivayete göre, barış birlikte koşulsuz mutlu yaşamaktır. Kökler de bu nedenle önemlidir. Dünyayı bir arada tutar ve bilge zeytinağacı sayesinde şifa, bereket ve güzellik verir. Anka Kuşu’da onun tohumlarını yayarak evrendeki en büyük görevini yerine getirir. Nerede bir tohum ya da ondan filizlenen ağaç yaralansa hemen gözyaşlarıyla iyileştirir.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.