SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Uğural Vanthoft’un Koleksiyonu

Yazının Giriş Tarihi: 30.01.2021 10:23

Bütün hatıralar sanki olmamışçasına, çölde serap gibi, uykuda rüya gibi geliyordu insanlığın hafızasına. İnsanlar daha ilk çocukluk çağlarındaki yaşadıklarını dahi hatırlamakta güçlük çekiyorlardı. Hatta bazen gençlik yıllarına, büyüdükleri ve olgunlaştıkları anlara dair bile belirsizlerdi. Hal böyle olunca bütün bir toplumun, bir kara parçasının hatıralarını akılda tutmak, nesilden nesile aktarmak bile çok zordu.

Söylenceler ve rivayetler eşliğinde on binlerce yıl öncesinin yaşanmışlıkları günümüze kadar gelmişti. Anka Kuşu’nun her bir yeni yaşamında gözlerini dünya gezegeninde açışından tekrar yumuncaya kadar olan zaman diliminde bu bilgiler olduğu gibi kayda geçemiyordu.

Mistik güçler anıları hafızalarda tutmak isteseler de, ansızın gelen bir hastalık, kuraklık, kıtlık söylencenin sahibini bu diyarlardan göç ettiriyor, onunla birlikte anılar da toprak ananın bağrında kaybolup gidiyordu.

Buna bir çare gerekti. Söylenceye göre kadim topraklardan birinde yazı ortaya çıktı. Bu topraklar Sümerlere aitti.

Anka Kuşu yazının icadına sevinse de hala eksik şeyler vardı. Aşk şiirleri ve destanlar kil tabletlerde yerini bulduktan sonra Asur’da, Mısır’da, Sümerlerde kütüphaneler kuruldu.

Anka Kuşu bu zor yazı sanatı insanları biraz yorsa da halinden mutluydu. Önemli bilgiler ve yazışmalar kayıtlıydı bu tabletlere. Anka Kuşu İlkçağın başlangıcından bu yana, yani kadim alfabelerin ilk çıktığı günden bu yana kayıtlı olan her bir tabletin peşindedir. Bu tabletler zamanla ağaç kabuklarına, ceylan derilerine ve ağaç hamuruna dönüşmüş olması, bu inanılmaz süreci paha biçilmez kılıyordu.

Anka Kuşu yüzyıllarca kitapları, tabletleri, kodeksleri takip etti. Sadece yazı üzerine Anka Kuşu’nun binlerce rivayeti ve söylencesi mevcut olduğu bilinir.

**

Bu rivayetlerden en güzellerinden biri de kitapların bir araya gelerek bilginin ışığını saçmasıdır. Anka Kuşu, son birkaç yüzyılda gelişen koleksiyonculukla harflerin birleştiği muhteşem hikayelere tanıklık etmiştir. Onlardan biri de Uğural Vanthoft’un koleksiyon hikayesidir.

Anka Kuşu, Vanthoft’un merakla başladığı Çanakkale Savaşları serüvenine eşlik etmiştir. Vanthoft hiç fark etmese de kıtadan kıtaya yolculuğunda Anka Kuşu ona hep destek olmuştur. Bütün kitapları, makaleleri, belgeleri toparlayabilmesi için onun yanından ayrılmadığı zamanlar olmuştur.

Söylenceye göre Anka Kuşu, dün gibi hatırladığı her bir anının kağıt üzerindeki halini için zaman zaman Vanthoft’tan bile daha çok heyecanlanıyormuş.

Rivayete göre, Uğural Vanthoft’un koleksiyonu Çanakkale Savaşlarına dair haritaların, günlüklerin, yazılı belgelerin olduğu en büyük koleksiyon olabilmesi için Vanthoft’un ilk kitabının arasına Anka Kuşu tüylerinden birisini bırakmış.

İlham Alınan Haber İçin, 

Uğural Vanthoft’un Koleksiyonu