SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Troya 1

Yazının Giriş Tarihi: 18.03.2021 10:45

Yaşamın kalıntıları toprağın o yaşama hasreti nedeniyle kaplanır, kapanır, toprak altında korunmaya başlarmış.

Anka Kuşu, İda’nın eteklerinde, ’aşkın, kahramanlığın ve uygarlığın’ yuvası olarak nitelendirilebilecek bir tepede oturmaya başlamış. Tepenin adı ‘Hisarlık’ imiş. Bu dinlenmece sırasında, Olympos Dağı’ndan, Ate’nin hızla yeryüzüne düştüğünü görmüş. Zeus’ ona sinirlendiği için, bir daha Olympos’a girmemekle cezalandırmış.

Anka Kuşu, oturmaya devam etmiş. Yaşayan dağ İda’nın muhteşem kokusu eşliğinde, güzel çiçekler arasında gezintiye başlamış. Bu gezinti sırasında, eski dostu Dardanos’un torunlarına, çocuklarına benzeyen birini görmüş. Yanındaki iki kişi ve bir de benekli bir inekle, Anka Kuşu’nun bulunduğu Hisarlık Tepesine ilerlemektelermiş.

İnek Hisarlığa geldiğinde biraz otların tadına bakmış.

Anka Kuşu, onlara görünmeden izlemeye koyulmuş. O en önde, ineğin yanında yürüyen İlos, ismini İlion kentine vermiş. Zaman zamanı, ineğin üstündeki benekler, ineğin yaşlılığını kovalamış. Anka Kuşu, buradaki dinlenmesine ara vermiş ve kanatlarını başka bir cihana çırpmış. Tüm o tepe, insan doluymuş gittiğinde… Evler, tapınaklar, hamamlarla dolmuş.

Anka Kuşu, uzunca bir aradan sonra tekrar gelmiş tepe otağına. Tepede biraz beklemiş. En son gördüğü, evlerin yerinde başka evler varmış.

Anlayamamış bu farklılıkları. Anka Kuşu, bu tepeye tekrar gelene kadar ki süreçte, Tepe yeniden ve yeniden değişmiş.

İnsanlar değişmiş. Evlerin, tapınakların yerleri değişmiş. Sanatları değişmiş.

Her geçen yüz yılda tepe yükselmiş. Ama Anka Kuşu, bir türlü anlayamamış. Zaman zamanı kovalamış. O tepedeki o ilk ineğin benekleri unutulmuş. Ama o tepeye ilk atılan adımlar hiç unutulmamış.

Haneler her yıkıldığında, ocaklar her söndüğünde, bir süre tepe sessiz kalmış. Kendisini nadasa bırakmış.

Tepe, nadas sonrası, o kadar bereketli ve görkemli yaşamlara ev sahipliği olmuş ki… Yüzyıllar sonrasında bile dillere destan anlatılacakmış.

Söylenceye göre o tepenin evvelcesi de geçeside gündüzü de yaşamı ve ölümü de aynı olacak imiş. Daima, ölüm sessizliklerinden sonra, yaşam sürecek imiş.

Rivayete göre, tepenin ardında, Anka Kuşu’nun kanatları var. Onlarca kez, henüz o tepe o tepe olmamışken, Anka Kuşu orada yanarak can vermiş kül olmuş ve yeniden dünyaya gelmiş,  yaşama gözlerini açmıştır.

Anka Kuşu, nasıl alev alev yanıp da küllerinden yeniden doğuyorsa, bu tepede küllerinden sürekli yeniden doğuyormuş. Hisarlık Tepesi daima en gözde topraklar arasında yer almaya mahkummuş. Zelzele, kıtlık ya da savaş. Her bir yok oluşun ardından, bu kadim topraklar, kendini nadasa bırakıyorlar ve sonrasında yeni bir kültüre, yeni bir yaşam biçimine kucağını açarmış. İnsanlar, yaşam olmayan toprakların üzerine, merakla, geçmişi merak ve toprakların bereketli olduğu inancıyla gelmeye devam etmiştir.

 Hisarlık Tepesinin katmanlı sırları günümüzde büyük bir çabayla öğrenilmeye devam ediyor. Troya’nın evvelce sırları hala merak edilmeye devam ediliyor.

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.