SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA’NIN 7 GÜNÜ/ Terk Edilmiş ‘Kara’biga… Pegai (26.04.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2021 10:28

Anka Kuşu’nun her zaman en merak ettiği yer mavi gezegen dünya olurken dünya canlıların en merak ettiği yerler ulaşamadıkları diyarlar olmuştur. 21’inci yüzyılda merak edilenler listesinde evrenin diğer yıldızları ve geleceğin mavi gezegenleri ve okyanusların  kilometrelerce ötesindeki yaşamlar merak ediliyordu.

Geçmişte ise merak edilenler, bir nehrin ya da denizin karşı kıyısı, bir tepenin ardı idi. Tabi geçmişin merak edilenleri arasında birçok şeyi günümüzde bilsek de yıldızlardaki yaşamı da hala merak etmeye devam ediyoruz…

Baki kalan duygulardan biri de merakla hareket edilse de daima güvende kalma dürtüsü idi. Güvenle yaşamda kalma dürtüsü.

Anka Kuşu, insanların yaşamları boyunca kabileler halinde bir şekilde güvenli yerlerde yaşadıklarını gördü. Çağlar boyunca daima sihirli pınarların kenarlarında, yüksek bir tepede, sakim bir limanın koynunda evler kuruyorlardı.

Haneler kuran insanlar bazen geçmişte, yerleştikleri topraklar üzerinde başka insanların yaşadıklarını dahi bilmiyorlardı. Doğa ve diğer insan toplulukları onlara işaret ediyordu; ‘O topraklar senin yurdun’ Bu şu anlamı taşıyordu; ekin ekecek, hayvanları güdecek, temiz ve sihirli sularını içecek, çoğalacak ve korunacak alan. Bulundukları bölgede yaşamlarını, yeme içme gibi yaşamlarını koruma altına alan yerleri seçiyorlardı. Başka canlıların zarar verme ihtimalinin çok daha az olduğu yerleri.

Taş üstüne taş, çadır üstüne hane koyan insanlardan bazıları da yeni yerleşecek topraklarda atalarının yaşadığını düşünüyor ya da başka insanların geçmişte o istedikleri topraklarda yaşadıklarını biliyordu. Onların anılarını yaşatmak ya da o toplum kadar güçlü olabilmek için o toprakları seçiyorlardı. Kabilelerini, topluluklarını çoğaltacak, büyütecek yerleri seçiyorlardı. Bir nehrin en dar yerini, bir liman koyunu, bir geçidi… Böylece zamanla ticaretleri de gelişiyor, sarp noktalarda bulunarak kendi askeri güçlerini gelebilecek tehlikelere karşı konuçlandırıyorlar ve yaşamlarını daha özgün bir biçimde gerçekleştiriyorlardı. Yeni yerleştikleri topraklarda yaşayan insanların zenginliklerine zenginlik katmaları da önemliydi. Bu bugün ve gelecekte de zenginlik anlamına gelmekteydi.

Anka Kuşu’ insanların yerleşim düzenlerinin sihrinin nereden geldiğini tam çözemese de bu sirkülasyon ona keyifli geliyordu.

Bu yerleşim yerlerinden biri de geçmişin gizemini taşıyan Yunan mitolojisinin bereket tanrısı Priapos adına kurulu olan kent. Adı Priapos olan antik kentin yer aldığı topraklara daha sonrasında zamanla Pegai Kale-kent inşa edilmiş.

Her döngüde zamanla yitirilip gidilse de eski görkemine başka bir isimle yeniden kavuşmuş. Karabiga topraklarında yer alan Pegai, günümüzde de o eski yaşamsallığına kavuşmak üzere.

Söylenceye göre Anka Kuşu, kale yıkıldıktan sonra insanların tekrar bu toprakları eski görkemine kavuşturacağını biliyordu. Ne zaman ve nasıl sorularına cevap veremese de o gün gelip çattığında anlayacaktı.

Rivayete göre de zaman geldi Yapılacak olan yüzey araştırmaları bu toprakların eski görkemine kavuşmasını sağlayacak. Şekli ve adı değişse de bu topraklarsa yaşam canlı bir şekilde sürmeye devam edecek. Karabiga’da. Pegai’de. Spiga’da. Priapos’ta… Adı ve yaşam şekli, işleyişi değişse de, toprağın canlıları kendine çekmesi devam edecek…

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.