SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Seramiğe Sevda

Yazının Giriş Tarihi: 15.12.2020 11:12

Uzun yolu yarılarken Anka Kuşu onu fark etmiş. Sırtındaki yükün büyüklüğü olmasa fark etmeden geçeceği karıncayı izlemeye koyulmuş.

Yuvanın yanına yaklaşmaya başladığı sıra da Anka Kuşu, iyice yanına sokulmuş. Karınca yuvayı inşa ederken o bir tutam toprağa o kadar ihtiyaç duyuyormuş ki. Bu meşakkatli iş Anka Kuşu’na evrenin yaratıldığı o anı hatırlatmış.

Gece ve gündüzün ayrıldığı o kadim günde gece ve gündüzün sınırında doğan Anka Kuşu’nun doğum anı tüm kâinattaki en güzel doğummuş.

O ilk yaşam anlarında dünya gezegeninin var oluşuna tanık olması onun için mucizevi bir olaymış. Suların ve toprağın rüzgarla şekillenmesi, toprağın şeklini koruması için suyla girdiği dansta ateşin onu pişirmesinin hikayesini anlatmayı çok severmiş.

Anka Kuşu, ilk tanrıçalara ve tanrılara anlatmış. Olympos’un kıdemli büyükleri insanlıkla paylaşmış.

Prometheus ateşi çalarak insanlara götürmüş ki dünya gibi yeni yaratımlar var olsun. Büyük kavgalar çıkmış. Prometheus cezalandırılmış. Ateşin insanlara verilmesi tanrıları çok kızdırmış. Anka Kuşu insanlık ve Olympos arasına girmeyi denemiş. Başarılı olamamış.

Bir gün kavgalardan bıktığı sırada ateşin başında dertli dertli düşünen birinin yanına oturmuş Anka Kuşu. Ona ilk doğduğu anı, her şeyin, var oluşun ilk dakikalarını anlatmış.

İnsanda bu hikayenin tesiriyle yerdeki toprakla oynamaya başlamış.

Anka Kuşu toprağın suyla karşılaştığı anı anlatırken, insan da su ve toprağı karıştırmış. Havanın dansını anlatırken insanda elde ettiği çamuru iki eli arasında şekillendirmeye başlamış. Anka kuşu rüzgârın dağları ve ovaları nasıl yarattığını anlattığında, insanın elindeki çamur kase şeklini almış. Ovaların ve dağların suda erimemesi için ateşte piştiğini anlattığı sırada insan elindeki çamur kaseyi ısınmak için kullandıkları ateşe atmış.

Bütün bir gece Anka Kuşu’nun muhteşem betimlemelerini dinlerken uyuya kalan insan sabah olup uyandığında kaseyi görmüş. Nasıl yaptığına anlam veremeden kaseye bakmış. Hemen gidip ırmaktan su doldurmuş. Görmüş ki ateşle yoğrulan kase suda erimemiş.

Sevinçle kaseyi eline alan insan Anka Kuşu’na dönmüş. Nasıl geceden sabaha dünya gezegenin var oluşunu Anka Kuşu anlattıysa, insanda kendi halkına kaseyi yapışını anlatmış.

Rivayete göre insanlar Olympos’tan özürlerini bu kaselere çizdikleri tanrıça ve tanrı tasvirleriyle yapmış. O kadar güzel kaseler, buhurdanlar, amforalar yapmışlar ki, o kadar muhteşem çizgilerle tasvirler yaratmışlar ki, hikayeleri ve olayları o kadar güzel çizmişler ki yaptıkları seramiklerin üzerlerine… Tanrıçalar ve tanrılar onları affetmiş.  Barış sağlanmış.

Söylenceye göre nerede toprak ananın bağrından bir parça kopartıp ona yaşam vermeye çalışan bir insan olsa, orada yeni bir dünya doğar. Dünya gezegeninin parçalarında Anka Kuşu’nun izleri herkesin göremeyeceği şekilde varlığını sürdürür.

 İlham alınan haber için, 

Çamurun 4 Elementle Buluşması

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.