SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / renkler ve kadınlar

Yazının Giriş Tarihi: 22.02.2021 10:10

Her rengin her tonunun bambaşka karakteri vardı. Canlıların fikirlerine, duygularına ve hayallerine renkler onları bulurlardı. Her renk her duyguyu barındırsa da bazı hisler daha ağır basardı.

Mavi biraz daha huzur, barış ve sakinlikti. İnsanlarda ve canlılarda sakinleştirici özelliğe sahipti.

Pembe biraz daha toz şekerdi. Saygı ve duyarlılığı içinde saklardı. Sakindi.

En yaratıcı renklerden biri mor idi. Bilgelik ve itibar onun peşi sıra gelirdi.

Arkadaş ve samimiyet sarı için olmazsa olmazdı. Açık ve netti. İnsanlar ve canlılar üzerinde iyimserlik bırakıyordu.

Yeşil ise huzuru, iyileşmeyi, güveni, farkındalığı kapsıyordu. Dengenin de güvenin de rengiydi.

Gece laciverti kendine güvendi. Sorumluluk ve düzen denildiğinde akla o renk gelirdi.

En tarafsız renklerden biri de gri idi. Otoriterdi. Olgundu. Sakindi. Hareketsiz gibi görünürdü. Aynı zamanda güvenlikti.

Beyaz yenilikti, umuttu. Ama aynı zamanda yalnızlıktı. Masumiyetti.

Kırmızı hareket ve karardı. Çok cesurdu. Belki de renklerin en cesuru.

Siyahın kaderine de hüzün ve matem kalmıştı. Ama yanı zaman da güç ve tutku.

Aslında her renkte her duygu vardı. Her his ve düşünce. Ama bazıları daha ağrı bastığı için o renk için önemli olan diğer duygu pek gözükmezdi.

***

Zaman zaman içinde hayat kumları bir dolu dünya içinde yavaş yavaş akardı. O kumların her biri de yeni bir dünyaydı. Bir ömür. Bir insan. Bir dönem.

Anka Kuşu her bir canlıya baktığında bir renk görürdü. Cinsiyeti, kimliği, nereli olduğu, rengi, sözcüklerinden tamamen bağımsızdı bu renk. Ve tek bir renk olmak zorunda da değildi. O karakterin en güzel özellikleri ve duygularının karışımı da olabilirdi. Bazı canlılara baktığında o kadar çok renk görürdü ki… O renklerin hepsi onu başka bir boyutta anlatan sözcüklerdi aslında.

Anka Kuşu bir gün fark etti ki insanlar renklere yeni duygular vermiş. Yeni isimler. Yeni görevler ve misyonlar. O zaman çok kızdı. Her bir rengin temsil ettiği sadece fikir ve duygu olmalıydı. İsterlerse görevleri olurdu. Kimsenin dayatmasıyla bir şey yapmak zorunda değillerdi.

Renklerin kendi istediklerini yapma hakları vardı. Ne pembe minik kız çocuklarının beşiklerini süslemek için var olmuştu ne de mavi erkek çocuklarının kıyafetlerini bezemek için...

Söylenceye göre renkleri rahat ve özgür bırakan insanları Anka Kuşu çok sever. Renklere verilen görevin ağırlığı kadar canlılara yüklenen misyon da ona mantıksız gelir. Her renk her canlı da olabilir. Kız çocukları mavi giyebilir, erkek çocukları pembe ve kırmızı. Büyüdüklerinde erkekler bebek bakıcısı, kozmetik uzmanı, hemşire… Kız çocukları da büyüdüklerinde mühendis, siyasetçi, muhtar, pilot ya da kurye. Anka Kuşu der ki, ‘Her bir canlı istediği işi yapabilir. Tek sınırlama kendi beyni ve kalbidir’

Rivayete göre, Anka Kuşu, başka renklerin zorla görevlendirildiği kadınlara hep destek olur. Onların asıl renklerini bulmaları, dünya gezegeninde asıl yapmak istediklerini yapabilsinler diye onlara şeffaf tüylerinden bırakır. Bu tüyler ayna görevi görür. Kadınlar o tüye baktığında aslında kim olmak istediklerini görürler. Kendi renkleri için yola koyulurlar.

İlham Alınan Haber İçin, 

Agonyanın güçlü neferi