SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / pet otel

Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2021 11:11

Zelzeleler yıkardı ortalığı, volkanlar patlar, toprak aşınırdı. Yaşayanlar her biri toprak ananın bağrına vaktinden çok önce giderdi.

Birde insanlar vardı. Kalbinde iyiliğin ve sevginin zerresi kalmamış insanlar vardı. O insanların yaptıkları kötülükler o kadar karanlıktı ki… Bazı kara parçalarında güneş bile görülmezdi zaman zaman. Acımasızlıklar, savaşlar, katliamlar, zorbalıklar... Yer küre nasıl oluyordu da bu kadarcık canlıya ev olamıyordu?

Nasıl oluyordu da dünyayı dar ediyorlardı?

Anka Kuşu evrenin var olmadığı zamandan bu yana yaşadıklarını, mutlak güzellikleri ve kötülükleri düşünüyordu. Her yüzyılın acısı başkaydı. Her acı başka yakıyordu ciğerlerini…

*

Yeni yüzyıllarda da acı bambaşkaydı. İnsanlar hayvanlara zulmetmeye başlamışlardı. Masmavi bir gökyüzünü çatıları yapan canlılar bir arada yaşamayı başaramamışlardı. Minicik yavruları bile huzurla barındıramamışlardı.

*

Birde zulmün yolundan yürüyenlere karşı insanlar vardı. O güzel insanlar. Kimisinin yol arkadaşı minicik yumak yumak bir kedi yavrusu kimininki paytak paytak yürüyen köpek yavrusuydu. Bazılarının en yakın arkadaşı sevgi şarkıları söyleyen kuşlar, kimisinin ki zıp zıp keçiler, güzelliklerle dolu hayvancıklardı. Anka Kuşu bu insanları çok severdi. Bu insanların arasında olmayı, onlarla zaman geçirmeyi, onlara destek olmayı çok severdi.

*

Anka Kuşu bir gün bu güzel insanlardan birinin evini ziyaret etti. Eşyalarını toparlayan aileyi görünce içini telaş kapladı. Sevgili arkadaşı köpeği ne yapacaklardı? Bir yere gittikleri belliydi. Ama nereye gidiyorlardı? Onu çaresizce bu koca beton yığını şehirde mi bırakacaklardı?

Hemen peşlerine takıldı. Bir arabaya bindiler. Sevgili arkadaşı biraz huysuzdu. Araba yolculuğunu sevmediği için mi yoksa terk edileceğini hissettiği için mi huysuzlaşmıştı???

Denizi, boğazı geçtiler. Bin Pınarlı İda’nıne eteklerine geldiler. Burada bir otel vardı. İlk defa böyle bir otel görmüştü. Burada sadece köpekler ve kediler kalıyordu. İnsanlığın zulmünden korktuğu için aileye çok ön yargılı davranmıştı. Bu otel minik dostları için paha biçilmez derece önemliydi. Burada diğer arkadaşlarıyla birlikte oyun oynamaya, gezmeye ve yüzmeye gelmişti.

Anka Kuşu otelin sahiplerinin yanına gitti. Birbirlerini çok seven çift açmıştı oteli. Onlarla sohbet etmeye koyuldu. Akıllarına nereden geldiğini, nasıl bu oteli inşa ettiklerini sordu. Sohbet koyuydu…

Sokak hayvanlarına yardım masrafları için oteli açtıklarını duyduğunda otelin dört bir yanına şans tüylerinden bıraktı…

Söylenceye göre, hayvanlara zulmedenlerden nefret eden Anka Kuşu, nerede iyiliksever birini görürse hemen yanına gider ona şans tüylerinden en parlaklarını verirmiş.

Rivayete göre Anka Kuşu, daima iyiliğin, kuşların, kedilerin, çocukların, tüm canlı yavrularının, tanrıçaların yanında olurmuş. Nerede birbirlerine destek verenleri görürse oraya uçarmış. Yetişkin insanlar arasında da en sevdikleri karanlığı yarıp oradaki güzellikleri bulan, hayvanları hem seven hem koruyan insanlarmış. O sevdiği yetişkinler arasında Biga’da bulunan evcil otel sahipleri de yer alıyormuş. İnsanlar tatile gittiklerinde, minik dostlarını karanlıktan uzak tutacaklarını bildikleri bu yere güvenle ve huzurla bırakırlarmış. Minik dostları da kendileri gibi tatil yapabilsinler diye …

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.