SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / OTİZM ve SANAT

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2021 18:07

 Bütün bir evrenin gizemli ve özel olduğu gibi, dünya da oldukça özel ve güzeldi. Her bir damlanın her bir toprak tanesinin çok önemli işleri vardı. Yüzyıllarca yerinden milim kımıldamayan kayaların, rüzgarla beraber hızına hız katan dökülmüş yaprakların, kuşların ve böceklerin ve çiçeklerin..

Her birinin önemi ve değeri bir diğeri ile kıyaslanamaz ölçüde büyük ve güzeldi. Buradaki en güzel de çocuklardı…

Hiç kuşkusuz. Hiç şüphe götürmez tek gerçek buydu, evrendeki.

Anka Kuşu’da en çok bunu bilir ve anlatırdı. Kalbi; körlere, sağırlara bile anlatırdı.

Çocukların bazıları çok önemsenmezdi. Ve Anka Kuşu’nu bu durum delirtirdi. Çılgına döner ve acımasız davranan insanlara lanetler yağdırırdı.

***

Ötekileştirilmiş o kadar çocuk vardı ki. Bu onun kalbini kırar ve soluğu o çocukların yanında alırdı. Düşlerinde çocuklarla beraber, hayal dünyasında gezinirdi.

En sevdiği Kaf Dağı’nın ardındaki olması gereken gerçekliklerde, çocuklarla beraber eşsiz manzara resimleri yapar, hayallerin ve fikirlerin boyalarla buluşmasını sağlardı. Boya kalemleri, fırçalar ve tuvallere çocuklar, düşlerini ve gönüllerindeki geçenleri çizdikçe, dünya aydınlanır, parlardı. Çocuklar sabah uyandıklarında, çizdikleri dünyaya kavuşmuş olurdu. Ve hatta diğer insanlarda. Çocukların çizdikleri dünyanın yansımasını gördüğümüzü, var olan dünyanın güzelliklerinin aslında o yansımalardan oluştuğunu da sadece Anka Kuşu bilirdi.

Bazen çocukların rüyalarına, piyano ya da kemanla girerdi. Şarkılar söyler ve çocukların enstrümanlar ile eşlik etmesini büyük bir keyifle dinlerdi. Rüyalarından da kuşlara bahseder, böylece Kaf Dağı’nın ardındaki diyarda olan besteleri dünya gezegenindeki insanlara, kuşlar aracılığı ile dinletirdi. Bütün o bestelerde, notalarda ve mısralarda, Kaf Dağı’nı, hayal dünyasını ve çocukların düşlerinin gizlendiğini de sadece Anka Kuşu bilirdi.

Dünya bazı anlamlarda çok korkunç olabiliyordu. Farklı olan her şey, dünyadaki insanlara göre ürkünç geliyor olmalıydı. Çünkü o insanların tamamı, en güzelleri dışlıyorlardı.

Buna kalbi kırılan Anka Kuşu da insanlara, anlatmaya çalışıyordu.

Birde koruyucuları vardı onun. Daha doğrusu bütün çocukların. Daima ve her zaman çocukların yanında olan, onların iyiliğini ve refahını düşünen düş koruyucuları, kabus kovalıyıcıları.

**

Söylenceye göre bu çocuklardan bazılarına otizm teşhisi konmuştu. Sadece 1 farkları vardı. O farkları da dünyaya daha güzel bakmaları, dünyadan daha büyük heyecan duymaları ve düşlerindeki hayalleri insanlarla sevgi dolu paylaşmaları…

Rivayete göre de Anka Kuşu, her bir farkı zenginlik olarak gördüğü gibi, böyle görmeyen insanlara karşı da öfkeli idi. Ama öfkesini de bu çocukların gülümsemeleri, değiştiriyordu.

Neden kötü olsun ki dünyada? Neden acımasızlıklar baş göstersin? Neden 1 fark arada ki uçurumlara dönüşsün. 1 fark aynı zamanda bir adım da sayılamaz mıydı?

O adım, insanların birbirlerine doğru giden köprüler, tren rayları eklemez miydi? Hayat o zaman daha güzel ve anlamlı olmaz mıydı? Sonuçta ne kadardı ki evren?

Birlikte yaşamak hayaline düştü Anka Kuşu… Daha güzel ve öz verili yaşama hayaline… O hayalin, sanatın iyileştirici gücünün peşinden koştu durdu… Bizde koşalım.

 

 

 

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.