SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / NOSTALJİ EVİ

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2021 10:43

Perdeleri önce ilmek ilmek örmüş, perdelerde sahnelenecek yaşam tiyatrolarını hayal etmişti. Yaşanan hiçbir olaya müdahale etmezdi. Sadece bazen insanlara, canlılara ve dünya gezegeninin daha iyi şekilde varlığını sürdürmesi için tüylerini evrene bırakırdı.

Ana Kuşu, bu tüylerini insanların daha iyi hissetmeleri, umut etmeleri kendilerine inanmaları için bırakıyordu. Bazıları ilham bazıları şans tüyleriydi. Renkleri dünya gezegeninin evrenin görmediği güzellikteydi.

Anka Kuşu’nun bıraktığı tüyler bazen hiç işe yaramıyordu. Çünkü tüyün yeni sahibinin de içinde o renklerden barındırması gerekiyordu. Kendine inanması, sevgiye ve birliğe inanması gerekiyordu.

Tek başına bu tüyler anlamsızdı.

***

Anka Kuşu  küllerinden yeniden her doğduğunda bir yaş alıyordu. Bu yaşların hepsi en uzun insan ömründen de uzundu. Bu uzun ömründe her gelişimi kum saati gibi izlemişti. Lan olaylar insanların yaşamında çok hızlı gibi gözükse de Anka Kul için seyrinde ve adım adımdı.

***

Zaman evvelceleri kovaladı. Anka Kuşu’nun yeniden gazetemiz Kaleninsesi sayfalarında yeniden doğdu. Bu tarihlerde Anka Kuşu şunu fark etti. Zaman hızlıydı. İlk defa zaman kendisinden bile hızlıydı. Sanayi Devrimi’nden sonra dünya gezgenin deki insanlara bir şeyler olmuştu. Her şey çok hızlıydı. Bin bir emekle yapılan hiçbir şey uzun süre kendini koruyamıyordu.

Çok yakın tarihte olanlar kendisine çok garip geliyordu. Birden bire kum saatinin kumları incelmiş ve insanlar için dahi ışık hızına ulaşmıştı.

Dün yapılan her şey çok daha evvelcelerde kalmıştı.

***

Anka Kuşu, ok daraldı. Kilitbahir Köyü’ne kanat çırptı. Sevgili Çanakkale’sindeki hızı anlamak için. Sonra zaman birden durdu.

Ansızın anlar doğmaya başladı.

Çünkü bir çocuk kum saatinin kum tanecikleriyle oynuyordu. O tanecikler bilyeydi. Unutulan bilyeler. Oyun oynadığı bahçenin içindeki o güzel konağa adım attı. Burada zaman kendini koruyordu.

Söylenceye göre konak, zamanın sınırındaydı. Geçmişin, yakın geçmişin mutlulukları oradaydı. Çocukların dahi unuttukları topaçlar, anneannelerimizin ellerinden çıkan kanaviçeler…

Rivayete göre, 10-15 yıl öncesinin en güzel ürünleri bu tarihte sanki yok olmuştu. Ama bu konak onları diri tutuyordu. Adının Kültür ve Bilgi Evi olduğunu öğrenen Anka Kuşu, nostaljik olan bu güzel yapının göğüne tılsımlı bir tüy bıraktı. Sahibi, Zümrüt Yıldız’ın o tılsım tüyünü çok iyi kullanacağını biliyordu.

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.