SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / NOSTALJİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.02.2021 12:06

Olympos Dağında tanrıçalar; sessizliğin, neşenin ve hayatın perdelerini örüyorlardı. Bu perdeler dünya düzeninde geçilen zamanlar arasına örtülüyordu. Görünmeyen ipeklerden yapılıyorlardı.

Anka Kuşu bu perdelerin arasına geçen sürelerin tamamına hakimdi. Perdelerin nedenini başlarda çok kavrayamamıştı. Aslında geçmiş ve gelecek arasında görünmeyen perdeler sayesinde farklılıklar olduğu anlaşılıyordu. Hiçbir canlının geçmişi ve geleceği aynı değildi. Sürekli bir değişim vardı. Bu değişim de bazen iyi bazen kötü oluyordu.

Perdelerin bu kadar incecik bu kadar güzel desenlerle örülmesine şaşıran Anka Kuşu, Sanatın tanrıçası Athena’ya sordu. Athena, acı ve sevgiyle ağaç kabuklarının, pamukların ve terk edilen ipeklerin yoğurulduğunu söyledi. Yaşanan gün ne kadar acı olursa olsun yıllar sonrasında bu perdeler sayesinde tebessümle bakılabiliyordu geçmişe. Kimi zaman da geçmişin tozlu rafları bu perdeler sayesinde insanların hafızalarında canlanıyordu.

Sonra Anka Kuşu geçmişini düşündü. O ilk en başta, her şeyden evvel olduğu yalnız yılları. Küllerinden binlerce kez yeniden doğsa da sonsuz yaşamı mutlulukla geçmemişti. Ama geçmiş hafızasında canlandığında daima tebessüm etmesinin nedenini anladı.

Fanilerin göremeyeceği perdenin sırrını çözmesi gerekti. Athena bu ipliklerle ördüğü ilk ağları gösterdi. Ağların içine doğadan, insanlardan parçalar kattıkça desenler ortaya çıkmış, duyguları da kattığında kompozisyonlar oluşmuştu. Anka Kuşu bir ipliğin döne dolaşa sıkı, desenle, bir arada ve sağlam bir kumaşa dönüşmesinden oldukça etkilenmişti.

***

Aradan bin yıllar geçti. Olympos eteklerinde yaşayan insanlar da örgüyü öğrendi. Kıyafetler ördüler. Biraz çetrefilli olsa da bu süre geldi.

***

Anka Kuşu, her gizemli, görülemeyen perdenin arasında bu örgülerin değiştiğini fark etti. Her yaşam perdesinde desenler, renkler, örgüde kullanılan iplikler değişiyordu.

Bu değişimin son perdelerinden biri de günümüze yakın bir dönemi içeriyor. Dünya gezegeninde sanayileşme, moderneşme, teknoloji ve bilimdeki gelişmeler o kadar hızlı akıyor ki Anka Kuşu bile bazen Olympos tanrıçalarına perdeleri yapmaları için yardım ediyor. 80’ler, 90’lar, 2000 kuşağı arasındaki perdelerde Anka Kuşu’nun tüyleri olduğu bile söyenceler arasında.

Ama asıl söylence, Anka Kuşu’nun hala şaşırmasıdır. Geçmiş ve gelecek arasında yaşamasına rağmen değişim ve dönüşümün binlerce haline tanık olsa da hala şaşırıyor. Kendisi gibi perdenin desenlerinden bakan insanlarla beraber geçmişin tozlu raflarındaki anılarını tebessümle hatırlıyor. Bu anıla tanıklık eden eşyalara, kıyafetlere karşı da büyük bir saygı duyuyor.

Rivayete göre bu anılara sahip çıkan, onları koruyan insanlara da aynı saygıyı duymaya devam ediyor. Görülemeyen tanrıça perdelerinin ardında o eskinin güzelliklerini, sevgililerini, aşklarını, acılarını, umutlarını hatırlatan yerlerden biri de İlda Vintage Butik. Anka Kuşu, İlda’da en sevdiği şarkıların taş plak kayıtlarını dinlerken, kendisiyle kırk yıl hatırı olan bir kahve fincanının yanına şans tüylerinden birini bırakmıştır. Anka Kuşu, 80’lerin müziklerini 90’ların kıyafetleri arasında 21. Yüzyılda dinlemenin keyfi için ara ara İlda Butik’e gider.

İlham Alınan Haber İçin,

Çeyiz Sandığından Bugüne

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.