SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Müzede Drama

Yazının Giriş Tarihi: 26.01.2021 09:32

Anka Kuşu sislerin arasından belli belirsiz seyredilen sütunlara ve tapınağa imrenerek bakmaya başladı. Anka Kuşu tapınağın yıkık siluetini kafasındaki gerçeklerle tamamlamaya çalışıyordu.

Sisler zamanla tamamen aralandı.

Anka Kuşu’nun çevresine kuşlar ve çocuklar gelmeye başladı.

Anka Kuşu, kısmen yıkılmış olan, kendi zamanında oldukça görkemli olan tapınağın sırrını anlatmaya başladı.

Tapınağın yapıldığı tarihten o kadar uzun zaman geçmişti ki… Kimsecikler o insanları hatırlamıyor, kimsecikler o zamana ait gerçeklikleri bilmiyordu.

Tapınak neden vardı? Tapınağın duvarlarını süsleyen tanrıça ve tanrılar kimlerdi? Nasıl oluyordu da farklı topraklardaki tapınaklar birbirlerine benziyordu? Şehrin koruyucusu tanrıça kimdi? Ne kimi neyden koruyordu?

Anka Kuşu en doğru ve güzel şekilde çocuklara ve kuşlara tapınağın sırrını anlatmaya başlamak için göğe yükseldiğinde bütün bir kentin aslında gizemli yapılardan oluştuğunu fark etti. O kent kendi zamanında gerçekti. Ama aradan geçen binlerce yıl insanlara tarihini ve kültürünü unutturmuştu.

Tapınağın çevresinde belirli bir düzende hamam, saray, evler ve atölyeler dizilmişlerdi. Yıkılmış olsalar da hangi yapının nerede olduğunu hatırlatmaya yetiyordu. Hatta kulağına o eski zamanlardan bir melodi bile gelmişti.

Anka Kuşu, o eski melodiyi hissedince heyecanlandı. Geçmişin sisli perdesini çocuklar ve kuşlara aralamalıydı.

Aradan geçen bin yıllık zamanı gökyüzünde uçarak anlatmaya başladı. O dönemde yaşanan aşkları, savaşları, kıtlıkları ve törenleri anlatırken sihirli tüyleri renk değiştirmeye, çocuk ve kuşların bir illüzyonla onu izlemesine sebep oluyordu.

Kuşlar birden bire kentin en zirve döneminde sokaklarda yankılanan melodileri cıvıldamaya başladılar. Çocuklar o büyük aşkın parçası, törenlerin hazırlayıcısı oldular. Rölyefleri, pithosları, heykelleri oyan birer sanatçıya dönüştüler.

Anka Kuşu, geçmişin sırrını sisli perdelerin ardından bu minik insanlara ve kuşlara anlatabildiği için çok memnundu.

Söylenceye göre, bizim çağımızda Anka Kuşu’nun anlattığı, dönüşerek, değişerek, kılıktan kılağa girerek söylediklerine, çocukların ve kuşların geçmişe giderek geçmişin parçası olmasına yaratıcı drama deniyor.

Rivayete göre Anka Kuşu’na göre geçmişin sırlarını hayal dünyalarıyla tamamlayan her bir insan geçmiş dünyanın habercisi, gelecek dünyanın masal anlatıcısı, var olan dünyanın da kendisi. Bu nedenledir ki Anka Kuşu, geçmişi anlatan, tüm insanlığı ortak dürtüleri olduğunu hatırlatan insanlara karşı saygı duyar. Onlara ilham tüylerinden birkaç tanesini verir.

İlham Alınan Haber İçin,

Sanata Farklı Bakış, Müzede Drama