SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / luna ve pencere

Yazının Giriş Tarihi: 20.03.2021 17:21

Yıldızlar ve Luna. Pencereyi örten perdenin aralıklarından eve giriyordu.

Sakin ve sessizlerdi. Pencerenin ardında, ayın göremeyeceği odadaki varlığı anlamaya çalışıyordu. Birisi vardı içeride. Luna, odanın ardını, ışıkları sayesinde görebiliyordu.

Bir adam vardı içerde.

Adamın içinde başka bir adam daha. Binlerce dünya. Binlerce gerçeklik ve hayal.

Adamın içinde başka başka evrenler vardı.

***

Yine bir gece, Luna ışıklarını pencereden içeri gönderdiğinde, Anka Kuşu fark etti. Işıklarla beraber, odaya girdi.

Bir adam vardı. Adamın düşleri ve gerçekleri. Bazen huzurlu bazen bir uyku hali içindeydi.

Sonra adam uyandı. Gecenin bitiminde. Luna henüz başka topraklara göz gezdirmek için gitmemişti. Güneş ışınları ve Luna birlikte yerküreyi aydınlatıyorlardı.

Adam uyandı.

Adam yazı yazmaya başladı. Yazdı. Yazdı. Yazdı.

Yazdıklarını derledi. Başka kitaplar açtı. Kitapları karıştırdı. Kitaplara bakındı. Başka el yazmalarına ve hafızasının derinliklerindeki satırlara ulaştı.

Luna’nın görevi şimdilik bitmişti. Başka topraklara gitti. Anka Kuşu’nu adamın yanında bıraktı. Merakla geri dönecekti. Güneş gittikten bir süre sonra…

Anka Kuşu, adamın sandalyesinin üzerinde bekledi. Adam beyninden yeni dünyalar var ediyordu.

Yazmasını tamamladı. O tamamlayana kadar akşam olmuştu. Luna gelmek üzereydi. Adam uyudu. Çok daha sakin ve dingin. Sabah olduğunda, telaşlıydı. Alelacele evden çıktı. Anka Kuşu ve Luna bir süre takip etti. Anka Kuşu anlamıştı. Luna meraklı.

Adam eve döndü. Ne olup bitmişti? O telaşın yerini nasıl da suyun dinginliği almıştı?

Adam ‘Troya’nın Gölgesindeki Kız’ kitabını yazmıştı. Kitabın son satırlarını Anka Kuşu ve Luna onu izlerken tamamlamış, biraz dinginleşmişti. Sonra da kitap baskıya giderken yine bir tatlı heyecan onu almıştı.

Bir fincan çay içti. O kadar içten, rahat ve keyifle içti ki…

Luna ve Anka Kuşu, o çayın tadını hala merak etmektedir. Her gece Luna, onun evini ziyaret etmektedir. Yeni dünyaları nasıl kaleme aldığını izlemekte ve ona ışığını sunmaktadır. Anka Kuşu’da her Çanakkale’ye geldiğinde Ahmet Kaşıkçı’nın evini ziyaret etmektedir.

Başka bir deyişle Luna’nın merakla girdiği pencere Çanakkale’nin sokaklarına bakar. Tarihçi, yaza ve şair olan birinin evidir. Ahmet Kaşıkçı, evinde fikrinin derinliklerinde iner. Düş yolculuğunda gördüğü harfleri satırlara, satırları yazılara, yazıları sayfalara, sayfaları kitaplara dönüştürür. Bilginin, fikrin ve merakın peşinde koşar. Kitaplar yazar. Aslen karşı kıyılı, Gelibolulu olan yazara ne Luna ne de Anka Kuşu kendisini göstermemiştir. Kaleminin içine Anka Kuşu bir tane ilham tüyünden bırakmıştır. Luan’a da evin penceresinden ışığını satırları aydınlatmak için ışıklarını yollar. Yazar, başka başka dünyaları kitaplar aracılığı ile insanlara ulaştırabilsinler diye…

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.