SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Köy Enstitüleri

Yazının Giriş Tarihi: 26.12.2020 12:54

Varlığın ilklerinden bu yana bu hep böyle gitmişti. Karanlık ve aydınlık birbirlerinden ayrıldığı sırada o ikisinin tam ortasında doğan Anka Kuşu’da olan biter her şeye ebedi şahit olmuştu.

Toprak’ın ısınması, Güneş’e teşekkürü dünya gezegeni dönmeye devam ettiği sürece devam edecekti. Her an sürüyordu bu aslında. Sadece Toprak, diğer kıtaları bilmediği için Güneş 24 saatte bir kendisini ziyaret ediyor, akşam vaktinde de kendi evine çekildiğini düşünüyordu.

Bir gün kuşluk vaktinde Güneş, Toprak’a bu durumu izah etmeye çalıştı. Aslında her saat her dakika her an toprağı selamladığını, Toprak’a bir saygısızlık yapmak istemediğini anlattı durdu. Ama çok işe yaramadı. Toprak, her gün onu terk ettiğini düşündüğü Güneş’e çok kızgındı. Neden sürekli yanında geliyor ve gidiyordu.

Neden bazı mevsimler uzaktan selam verirken, bazı mevsimler sevgisinden kendisini sarhoş ediyordu.

Güneş ona mevsimleri anlatmayı denedi. Yılları. Gezegenlerin dönüşlerini. Dünya gezegeni ve diğer gezegenlerin aslında yuvarlak denebilecek bir şeklinin olduğunu. Hatta bazı gezegenlerin halkaları olduğunu.

Toprak inanmadı.

Sonra Toprak, Güneş’in ona sarılmasını görmezden gelerek insanları izlemeye başladı. İnsanlar toprağı suyla birleştirip tuğlalar yapıyorlar, tuğlalardan evler inşa ediyorlardı. Evlerin içinde kara tahtalar vardı. Bir kişi hep çok konuşuyor, bir şeyler anlatıyor diğer daha gençler izliyordu. Sonra Toprak’ta onları dinlemeye, izlemeye başladı.

Aslında Toprak, o daha büyük ve bir şeyler anlatan kişiyi Güneş’e ve Anka Kuşu’na benzetmişti. Anka Kuşu’da Güneş ve Toprak’ın arasını yapmaya çalışmış ama başarılı olamamıştı. Anka Kuşu’da en üstte yer alan toprak katmanının nasıl bu kadar cahil olduğuna şaşırıp sinirlenmişti.

Toprak, günlerce o çok anlatan kişiyi izledi. Aslında onun öğretmen olduğunu çok sonradan kavradı. Gerçekten de gezegenler yuvarlaktı.

Güneş’le barıştı. Güneş, ona anlatmaya devam etti. Sayesinde barıştıkları insanların aslında Anadolu denilen coğrafyada demir yollar üzerinde 21 tane daha evleri vardı. Orada bilgilerini yaşamla paylaşıyorlardı.

Söylenceye göre Anka Kuşu daima bilginin koruyucusu ve savunucusudur.

Rivayete göre, o evler Köy Enstitüleri. Ve o haneler Anka Kuşu tarafından kutsandı. Oradaki öğrencilerde öğretmen oldular. Güneş’in Toprak’ı aydınlattığı gibi aydınlattılar, üzerinde yaşadıkları toprakları. 

İlham alınan haber için, 

Köy Enstitüleri Ruhu Yeni Yazarlarını Arıyor

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.