SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Kemerdere

Yazının Giriş Tarihi: 10.01.2021 13:48

Günlerden yağmurun geçtiği bir zamanda, yağmur bulutlarının toprakla buluşacağını anlayan Anka Kuşu, içinden güneş ışınları geçen bir damlanın peşine düştü.

Bu damla bugünün Çanakkale diye adlandırdığımız kente hızla koşuyordu. Anka Kuşu’nun gökkuşağı doğuran damla dikkatini çekmişti. Damla dünya gezegenine buluştuğu yerde bir tohum vardı. Ve bu sihirli damla sayesinde o tohum yılar içinde ağaca dönüşecekti. Anka Kuşu bu tohumu asla unutmadı.

Ne zaman o topraklara gitse, o ilk filizin peşine düşerdi. O filizin ve diğer tohumların büyüyüp gelişimini her gittiğinde takip ederdi.

Yüzyıllar başka tohumları ve yağmur damlalarını beraberinde getirdi.

Bir orman oluştu. Tarihin antik sayfalarına Bin Pınarlı İda olarak geçecek devasa ormanda Anka Kuşu, inanılmaz mutlu olurdu. Her bir canlı, her bir varlık o ilk damlanın içinden geçen ışık süzmesi ve oluşan gökkuşağı gibi çevresine renkler saçıyordu. Canlılık artıyor, bu canlılığa insanlar da ekleniyordu.

Bin Pınarlı İda o kadar görkemli olmuştu ki… Anka Kuşu bu durumu hayretle izliyordu.

Canlılık arttıkça ihtiyaçlarda artmış, orman bu ihtiyacı karşılamak için çalışır durur olmuştu. İnsanların kentlerinde yaşam süreli kılınsın diye yağmurlar gönderiliyor ama yine de yetersiz kalıyordu.

Günlerin evvelinde insanların akıllarına bir fikir geldi. Bu fikirde her yerden çay ve ırmakların yani bin pınarın yol haritasındaki matematiğe dayanarak gelişmişti. Suların üstlerine kemerler yapılmıştı. Uçsuz bucaksızca büyüyen İda’nın pınarları insan köylerini, kentlerini büyütüyor, onların canlılığına canlılık katıyordu.

Anka Kuşu, bu kemerleri hem mimari olarak görkemli bulur, hem insanların minicik ellerinden çıkan yapılar olduğu için saygı duyar, hem de insanlara su taşıdığı için değer verirdi.

Ama ne insanların ne de köylerin ömürleri Anka Kuşu kadar uzun değildi. Anka Kuşu, her yangına döndüğünde, her külleri döküldüğünde, her küllerinden yeniden doğduğunda dünya gezegeninde çok şey değişirdi.

Yıllar yılları kovaladı. Anka Kuşu yüzlerce kez küllerinden yeniden doğdu. Bir gün Bin Pınarlı İda’yı ziyarete gitti. Ne bin pınar kalmıştı ne de o ilk damlanın düştüğü tohum. Acaba yanlış mı hatırlıyorum o büyük görkemi diye düşündü. Pınarlar azalmış, ağaçlar azalmıştı.

Sonra gözü Kemerdere’ye ilişti. O ilk yapıldığı gündeki taşınan taşları hatırladı. Ve her şeyin gerçek olduğunu kavradı.

Söylenceye göre, su kanalları için Anka Kuşu da taş taşımıştır.

Rivayete göre, Anka Kuşu, Kemerdere sayesinde geçmişin gerçek olduğunu fark ettiği için o eski tarihi yapıya olan saygısı sonsuza dek sürecektir. Bu nedenle Kemerdere’nin varlığının korunması, tarihin gerçekliği için önemlidir.

 İlham Alınan Haber İçin, 

Kemerdere Restorasyonu ve Ekoturizm